İzmir’in kalbinde yer alan ve toplumda Basmane Çukuru olarak bilinen arazinin yeniden satışı gündeme geldi. Yüzde 70’i TMSF’ye, yüzde 30’u İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait arsanın ve 75 Milyon dolar tahmini bedelle satışa sunulacağı ilan edildi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ihalenin 2 Aralık’ta, iktisadi bütünlüğü bozulmadan kapalı zarf ve açık artırma usulü ile gerçekleştirileceğini duyurdu.

Cemil Tugay

“KİMİN MALINI KİME SATIYORSUNUZ”

Haber İzmirlilerin tepkisine ve tartışmaların alevlenmesine neden oldu. Çok sayıda sivil toplum örgütü bileşeninden oluşan Kültürpark Platformu, söz konusu alanın halka ait olduğunu ve kamuya iade talebini belirterek, “Kimin malını kime satıyorsunuz” diye sordu. Açıklamada, “İzmir'in hakkı pazarlık konusu edilemez. Kamusal varlıklar sermayeye terk edilemez. Basmane Çukuru halkındır, satılamaz. Bu kent suçuna izin vermeyeceğiz. Kamunun olan kamuda kalsın” denildi.

40 yılı aşkın süredir yapılaşma projeleri ve onlarca davayla gündeme gelen Basmane Çukuru bugün şehrin göbeğinde atıl durumda. 

İMZALANAN PROTOKOLÜN TAM METNİ NEDEN AÇIKLANMIYOR

Açıklamada, Cemil Tugay AKP’ye geçmeden bir ay önce İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF’nin uzlaşı anlaşmasına vardığı vurgulanarak, şeffaflık çağrısında bulunuldu, “Protokol açıklansın, hesap verilsin. Biliniz ki, şeffaflık bir lütuf değil, kamusal zorunluluktur” denildi.

Kültürpark Platformu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2021’de yargıya başvurarak, geçmiş sözleşmelerin iptali ve alanın tamamının belediyeye iadesi talebi ile açtığı dava sonucunun niçin beklenmediğini de sorguladı. Platform, “Cemil Tugay, kamu yararına ilerleyen bu davadan çekildi mi” sorusunu tekrar gündeme getirdi.

Kaynak olarak ekle

MECLİS ÜEYELERİNE “YETKİYİ GERİ ALIN” ÇAĞRISI

Kültürpark Platformu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyelerine de çağrıda bulundu. Meclisin 17 Ocak 2026’da konu hakkında Başkan Cemil Tugay’a oybirliğiyle verdiği yetkinin geri alınması istendi. Açıklamada, “Meşruiyetini kaybeden Cemil Tugay, aldığı yetkiyi kirli protokolü imzalamak için kullandı” ifadesi kullanıldı.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen Ege Dünya Ticaret Merkezi alanının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılması hakkında açıklama yaptı.

Yapılan yazılı açıklamada, "Söz konusu ihale, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bir taşınmaz veya belediye hakkı satışı değildir. TMSF tarafından, ilgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ile bunlarla bağlantılı sözleşmelerden oluşturulan 'Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü' satışa çıkarılmaktadır. Belediyemiz bu ihalenin satıcısı değildir" denildi.

"Ticari ve iktisadi bütünlük ihalesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca TMSF’nin kamu alacaklarının tahsiline yönelik olarak yürüttüğü özel bir cebri satış yöntemidir. İhale konusu, tek başına boş bir arsanın el değiştirmesi değil; şirketlere ait haczedilmiş malvarlığı unsurları ile bunlara bağlı sözleşmelerden meydana gelen bütünlüktür" denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

-Bu nedenle işlemin hukuki adı “satış ihalesi” olmakla birlikte, Basmane bakımından ihale, mevcut kat karşılığı inşaat ilişkisinin uygulanmasını ve projenin tamamlanmasını sağlayacak yatırımcının belirlenmesi işlevini de taşımaktadır. İhaleyi kazanacak yatırımcının, ihale ve protokol koşulları çerçevesinde belediyemize karşı yapım, teslim ve tapu işlemlerine ilişkin yükümlülükleri üstlenmesi öngörülmektedir.

Burada belediyemizin bedel ödeyerek bir bina satın alması veya belediye taşınmazını satışa çıkarması söz konusu değildir. Amaç, geçmiş sözleşmelerden kaynaklanan hakkımızın karşılığı olan bağımsız Belediye Hizmet Binasının yatırımcı tarafından yapılarak belediyemize teslim edilmesi ve tapuda güvence altına alınmasıdır. İhale, hukuken bir TİB satışı; belediyemiz yönünden ise mevcut sözleşmesel edimlerin hayata geçirilmesine yönelik yatırım sürecinin bir aşamasıdır."

-"Belediyemiz ile ilgili yüklenici şirketler arasında imzalanan ve TMSF’nin kamu alacaklısı ve muvafakat eden sıfatıyla katıldığı 10 Eylül 2026 tarihli Protokolün temel amacı, geçmişten gelen yüzde 30’luk hakkın azaltılması değil, bu hakkın bağımsız, kullanılabilir ve tapuda güvence altına alınmış bir kamu yapısına dönüştürülmesidir. Protokol uyarınca toplam 104.000 metrekare emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31.200 metrekare emsale esas inşaat alanı, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bağımsız bir Belediye Hizmet Binası olarak gerçekleştirilecektir. Böylece hakkımız, başka yapılara dağılmış soyut bir oran olarak kalmayacak; mimari proje, yapım, kat irtifakı ve tapu işlemleriyle somutlaştırılacaktır."

-TMSF tarafından açıklanan 75 milyon ABD doları tutarındaki muhammen bedel, belediyemizin yüzde 30’luk hakkına biçilen bir satış bedeli değildir" denilen açıklamada, "Bu tutar, TMSF’nin kendi alacaklarının tahsili amacıyla satışa çıkardığı ticari ve iktisadi bütünlük için belirlenen ihale başlangıç değeridir. Bu anlamda Belediyemiz açısından önemli olan, bağımsız hizmet binasının bedelsiz yapımı, teslimi ve takyidatsız tesciline ilişkin yükümlülüklerin güvence altına alınmasıdır.