Emeklilerine azap çektiren bizim gibi bir ülke dünyada yok!
Hangi emekliyle dertleşsek, hemen hepsi ağlamaklı...
Bazıları “Bu iktidar bizi sefalet ücretine mahkûm etti!” derken bazıları da “Belki hata bizde. Çünkü 24 yıldır bu iktidarı destekleyen bizleriz!” diye özeleştiri yapıyor.
Hafta içinde farklı illerden Ankara’ya gelen emekliler Maliye Bakanlığı’nın önünde bir araya gelip “17 milyon emeklinin yaşadığı yoksulluk kader değil. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz!” diye haykırdı.
★★★
Emeklilere bir dokunsanız bin dert işitiyoruz. Şöyle diyorlar:
- “Sağlıklı beslenemiyoruz. Sabahları kahvaltıda kuru ekmeğin yanında birkaç zeytin bulabilirsek ne mutlu bize. Tereyağı, bal, yumurta, beyaz peynir bizler için hayal!”
- “Maaşı alıyor, cebime koyuyorum. Bankadan daha eve varmadan eriyip gidiyor. Aldığımız ne ki? 22 – 23 bin lira sefalet ücreti.”
- “Kamuda yapılan savurganlığın, fon vurgunlarının faturasını biz emekliler ödemek zorunda değiliz.”
Şikâyetler dağ gibi...
★★★
Bir de borçları olduğu için maaşları bloke edilerek “tamamen açlığa mahkûm edilen emekliler” var.
Oysa, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 93’üncü maddesinin 1’inci fıkrasına göre “Emeklilerin maaşına el konulamaz, bloke edilemez, haciz işlemi yapılamaz.”
Fakat... Ülkede artık yasalar da mı dinlenmez hale geldi? Anlamak mümkün değil.
Maaşı bloke edilen mağdur emeklilerden biri: Kadim okurlarımdan araştırmacı yazar Semih Kalkanoğlu... Bana gönderdiği mektupta başına gelenleri (özetle) şöyle anlatıyor:
★★★
“Her ayın 19’unda SSK emekli maaşım Vakıfbank Beykent Şubesi’ne yatıyor. Net 25 bin 290 lira.
Aralık 2005’ten beri yaşadığımız kiralık daireye de ayda 25 bin lira kira ödüyoruz. Kira sözleşmesine göre 15 gün gecikirsek icra yoluyla evden atılacağız.
Yasaya göre yazılı muvafakatim yoksa (ki şubede tüm dosyalar incelendi, böyle bir muvafakatim olmadığı tespit edildi) hiçbir şekilde emekli maaşlarına dokunulamaz. Kanun böyle diyor.
Öyle olduğu halde Vakıflar Bankası Beykent Şubesi yasayı dinlemedi, emekli maaşımı bloke etti. Mahkemeye başvurduk. Şimdi 2’nci Tüketici Mahkemesi’nin kararını bekliyoruz. Hâkim blokeyi kaldırma kararı verirse sorunumuz çözülecek. Aksi halde ev kirasını bile ödeyemeyeceğimiz için eşimle birlikte sokakta kalabiliriz.
Emeklisini böyle hazin duruma düşüren bir ülke olabilir mi? Yazık değil mi bizlere?”
★★★
Okurum Semih Kalkanoğlu sadece bir örnek... Onun gibi sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan birçok emekli vatandaş olduğunu duyuyoruz.
“Ülkede para yok” diyemezler. Para var ki, fon vurgunu gibi olaylarla milyarları çalıyorlar! Yolsuzluklar önlense yalnız emekliler değil, tüm millet ihya olur!
Tebessüm
Koca ev neden çöktü?
Adamın babasından kalan bir evi varmış... O evde doğmuş, o evde büyümüş... Yarım yüzyıllık bir ev...
Günün birinde duvarda çatlaklar belirmiş... Adam hemen o çatlağı doldurup sıvamış... Çatı akmaya başlamış, binanın temeli çatlamış, o hep aynı şekilde sıvayıp kapamış...
Adam bir akşam işten eve döndüğünde bir de ne görsün! Koca ev çökmüş... Bir yığın enkaz!
Üzüntüsünden ağlamaya başlamış:
“Ah benim güzel evim... Ben ne yapacağım şimdi? Neden haber vermeden yıkılıp gittin? Yakıştı mı bu sana?” diye dövünürken enkaz dile gelmiş:
“Be adam, ben ne zaman seni uyarmaya kalksam, ne zaman ağzımı açsam sen çamur ve sıva doldurdun. Yarılan duvarlar, akan çatı, çatlayan temel, hepsi birer uyarıydı ama sen feryatlarımı duymadın. Sonunda olanlar oldu.”
Kahvede bu hikâyeyi anlatan bilge kişi sözünü şöyle bitirmiş:
“Bu öykünün mesajı, binalar için olduğu kadar devletler için de bir uyarıdır!”
GÜNÜN SÖZÜ
Hep umut edelim. Umut geçici de olsa insanın ıstırabını uyuşturuyor!
