Başbuğ’a katılmıyorum

Ta­rih: 5 Ekim 2008
Hür­ri­ye­t'­te, “Baş­buğ so­ru­su­nun ge­cik­miş ya­nı­tı­” baş­lık­lı pa­zar ya­zı­sı ka­le­me al­dım.
Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Or­ge­ne­ral İl­ker Baş­buğ, Hür­ri­yet Ge­nel Ya­yın Yö­net­me­ni Er­tuğ­rul Öz­kö­k'­e, Türk bur­ju­va­zi­si­nin Cum­hu­ri­yet de­ğer­le­ri­ne ne­den sa­hip çık­ma­dı­ğı­nı sor­muş­tu.
So­ru­nun ya­nı­tı­nı, İtal­yan Me­di­ci­le­rin ta­rih sah­ne­si­ne çık­ma­sı­nı ör­nek ve­re­rek il­gi­li ma­ka­lem­de ya­nıt­la­dım.
Ya­zı­dan son­ra, Ge­nel­kur­may ka­rar­ga­hın­dan ara­dı­lar, Başbu­ğ'­un be­ni An­ka­ra'ya da­vet et­ti­ği­ni söy­le­di­ler. Gi­de­me­dim…
Yıl­lar son­ra Baş­bu­ğ'­u Si­liv­ri Ce­za­evi­'n­de zi­ya­ret et­tim. Gü­lüm­se­ye­rek ilk söy­le­di­ği, “ni­ye gel­me­di­n” ol­du!
İl­ker Baş­bu­ğ'­u hep ay­dın ola­rak gör­düm.
Eleş­ti­ri­yi zen­gin­lik ola­rak gör­dü­ğü için Ga­zi­an­te­p'­te dü­zen­le­nen “A­ta­türk ve Cum­hu­ri­ye­t” ko­nu­lu pa­nel­de­ki söz­le­ri­ne kar­şı çı­ka­ca­ğım. Şöy­le de­di:
“Tür­ki­ye'de ha­ta­lar ya­pıl­dı ve ma­ale­sef em­pa­ti ya­pıl­ma­dı, yan­lış­lık­lar ya­pıl­dı. Sa­de­ce bir ko­nu­da de­ğil, her ko­nu­da. Ba­kın PKK te­rör ör­gü­tü gi­bi ba­şı­mız­da be­la var. Ama ba­kı­yor­su­nuz 80'li yıl­lar­da Di­yar­ba­kır Ce­za­evi'n­de ya­pı­lan yan­lış­lık­la­rın PKK'­nın güç­len­me­sin­de ne ka­dar önem­li rol oy­na­dı­ğı­nı gö­rü­yor­su­nuz. Keş­ke o za­man bu ha­ta­lar ya­pıl­ma­say­dı.”
Baş­bu­ğ'­a sor­mak is­te­rim: Di­yar­ba­kır Ce­za­evi PKK'­yı güç­len­dir­di ise Ma­mak Ce­za­evi Dev­rim­ci-Yo­l'­u ni­ye güç­len­dir­me­di? (Kim­se iş­ken­ce­le­rin do­za­jı­nı ya­rış­tır­ma­ya kal­kış­ma­sın!)
Me­se­le ce­za­evi de­ğil…
Baş­bu­ğ'­un söz­le­ri Tür­ki­ye'de önem­li ek­sik­li­ği or­ta­ya çı­ka­rı­yor:
İk­ti­sat te­mel­li dü­şün­mü­yo­ruz…

PKK'yı Özal büyüttü

30 yıldır Kürt sorunu ile ilgilenirim.
Hep şunu dinledim: “PKK'yı Diyarbakır Cezaevi büyüttü; ağır işkenceler olmasaydı, PKK kitleselleşemezdi!”
Peki… Başka?
Özellikle PKK'ya katılanların neredeyse ortak söylemidir; “Asker köyün meydanında erkek-kadın herkesi çırılçıplak soydu; bunu kendime yediremedim, dağa çıktım!”
Başka?
“Dilimizi konuşmamız-yazmamız-okumamız yasaktı.”
Gibi siyasal ve kültürel sebepler…
Ben bugüne kadar…
Ağa baskısından bahsedeni görmedim.
Şeyh zulmünü dile getireni görmedim.
“Toprağımız yoktu” diyeni görmedim.
“İşsizdim” diyeni görmedim.
Varsa yoksa “T.C”nin siyasal ve kültürel baskısı..!
PKK olgusunu analiz etmek isteyenlere bu olgular yeterli midir?
Bana hiç yetmedi.
Ben diyorum ki, PKK'yı Turgut Özal büyüttü!
Yani, neoliberalizm…
Yani vahşi kapitalizm, PKK'yı büyüttü…
İktisadi siyaset bilinmeden analiz yapılamaz!
Geçtiğimiz gün haberi okumuşsunuzdur:
Hakkari/Yüksekova'da aynı okula giden dört kardeşin birlikte okula gitmediği ortaya çıktı. Çünkü, evde bir tek bot ve bir tek kaban vardı; bunu ancak biri giyebiliyordu ve bu sebeple okula dönüşümlü gidiyorlardı!
Diyorum ki: Halka ucuz kıyafet veren Sümerbank Hakkari Mağazası'nı kim kapattı ise PKK'yı o güçlendirdi!
Evet…
Diyorum ki…
Köyteks'in Erzincan, Siirt, Diyarbakır Hazır Giyim Tesisleri'ni ve Sümerbank'ın Malatya, Erzincan, Şanlıurfa, Diyarbakır, Sarıkamış, Adıyaman, Erhaz, Sihaz, Sarıkamış işletmelerini kapatanlar PKK'yı büyüttü.
Sadece bunlar mı?..

İşte gerçekler

Elazığ, Van, Kars, Kurtalan, Gaziantep, Şanlıurfa, Aşkale, Adıyaman, Ergani çimento fabrikalarını kim sattı ise PKK'yı o güçlendirdi.
Adıyaman, Bitlis, Malatya, Diyarbakır, Muş, Siirt gibi “şark tipi tütün” üretimini kimler bitirdi ise PKK'yı o büyüttü. Bitlis ve Malatya sigara fabrikaları, Adıyaman, Besni, Kahta, Malatya, Batman, Bekirhan, Beşiri, Kozluk, Kurtalan, Sason, Bitlis, Buldan, Kale, Diyarbakır, Silvan, Bismil, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas, Van Tütün Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlükleri; Muş Yaprak Tütün İşletmeleri ve Diyarbakır Müdürlüğü'nü kim kapattı ise; PKK'yı o güçlendirdi.
Van, Diyarbakır,Tunceli, Sivas, Kars, Adıyaman, Elazığ, Göksün, Kızıltepe, Erzurum, Siirt, Tatvan, Hilvan ve Muş yem fabrikalarını kim sattı ise PKK'yı o güçlendirdi.
Erzincan, Erzurum, Siverek, Sivas, Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Yüksekova, Muş, Adilcevaz SEK işletmelerini kim kapatıp, sattı ise PKK'yı o güçlendirdi.
Kars, Şanlıurfa, Elazığ, Gaziantep, Tatvan ve Ağrı et kombinalarını kimler yok etti ise PKK'yı o güçlendirdi? (1980'de nüfusumuz 45 milyondu ve büyükbaş-küçükbaş hayvan sayımız 84 milyondu. Bugün 75 milyonuz hayvan sayımız 30 milyon!)
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da arıcılığı kim bitirdi ise PKK'yı o güçlendirdi.
Ayrıntısını bu köşede yazdığım GAP'ı engelleyenler, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nü kapatanlar, Etibank'ı yok edenler kim ise PKK'yı o güçlendirdi.
Türkiye Zirai Donatım Kurumu'nun Muş, Diyarbakır, Erzurum, Kahramanmaraş, Şanlıurfa işletmelerini kim elden çıkardı ise PKK'yı o güçlendirdi.
Tohum Islah Enstitüleri, Toprak Mahsulleri Ofisi'ni kapatanlar kim ise PKK'yı o güçlendirdi.
Pancar, tütün, pamuk ekimine kim kota koyduysa PKK'yı o güçlendirdi.
İl Özel İdareleri'nin, Köy Hizmetleri'nin ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 103 şubesindeki işçilerini kimler sokağa attı ise PKK'yı o güçlendirdi.
Girlevik, Otluca, Kiti, Telek, Besni, Adilcevaz, Ahlat, Derme, Erkenek, Kemek, Mardin-Çağ, Malazgirt, Uludere, Çemişgezek, Sönmez, Koyulhisar, Endil, Hoşap, Erciş ve Koçköprü HES'leri satanlar kim ise PKK'yı o güçlendirdi.
Bugün… Güneydoğu'da kendi mülkiyetinde hiç toprak olmadığını belirten aile oranı yüzde 59. Aşiretlere, Ağalara bölgeyi kim terk etti ise PKK'yı o güçlendirdi.
Yani…
Demem o ki…
Diyarbakır Cezaevi tarihimizin yüz karasıdır.
Ama sebep o değildir.
1980'de hayata geçirilen neoliberalizm'dir.
Ve neoliberalizmin “etnik kaşıma” politikalarıdır.

Loading...