Eğitim: Allahçı! Öğretim: Cihatçı!

Öğretmenlerle konuşun. Onlar çocuğa emek verenlerdir. Size anlatacaklar. Okullar arasında büyük uçurum var.
Bir grup okul başarılı.
Bir grup okul dökülüyor.
Eğitim kalitesi düşük.
Öğretim eşitliği yok.
Her çocuğun ülkenin en ırak köşesinde bile ulaşabileceği kadar okul var ancak her çocuğun eşit olarak aynı eğitim ve öğretim kalitesine erişebilme fırsatı uçurumlu.
11 yılda 5 bakan değişti.
Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer bakan oldular ve şimdi de Nabi Avcı, Milli Eğitim bütçesini yönetiyor. Okullar arasındaki uçurum kapanmadı, giderek açılıyor. Okullarda sadece “dini eğitim” atılımı başarıyla yapıldı. Ve Milli Eğitim kadroları baştan sona “dindar ve kindar gençlik yetiştirme” hedefine uyacak biçimde
şekillendirildi. Bu yıl da düz liseler kapatıldı. Anadolu Lisesi'ni kazanamayan yaklaşık 200 bin öğrenci İmam Hatip Lisesi'ne yönlendirildi.

* * *

Eğitim ve öğretim ne için?
Eğitim, davranışı değiştirir.
Öğretim meslek kazandırır.
Bütçede en büyük payı olan Milli Eğitim Bakanlığı sanki “öğretmenleri din yayıcı ve öğrencileri de din için savaşan cihatçılar” yapmak üzere hedef seçmiş yürüyor.
Öğretmen: Allah'ın askeri.
Öğrenci: Allah için cihatçı.
Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği değiştirildi. Yeni yönetmelikle, “İmam Hatip Okulu öğretmenlerine öğrencilerini cemaatlerle buluşturma misyonu” bile verildi. Öğretmen dini
yaymakla görevli misyoner haline getirildi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın okulların açıldığı gün ilkokul ikinci sınıf öğrencilerine dağıttığı yardımcı kitapta; Afganistan'da din
savaşçısı Hikmetyarı'ı öven şiirler var.
Çocuklara; Mücahit Hikmetyar'ın davranışlarını öğrenmeleri, özümsemeleri ve uygulamaları öğütleniyor:
“Kovalayın. Yakalayın.
Öldürün. Kurşunlayın.
Allah adına konuşun.
Allah adına savaşın.
Mücahit Hikmetyar gibi olun.”
Dün bizim SÖZCÜ; Tayyip Erdoğan'ın bu Hikmetyar'ın dizi dibinde 27 yıl önce (1986'da) nasıl oturduğunun fotoğrafını birinci sayfadan çok güzel koymuştu. Dün Bakan Nabi Avcı ise ilkokul çocuklarına “Hikmetyar'ın öldürücü davranışı öğütleyen” kitabın okutulmasında “yadırganacak bir şey yok” diyordu.

* * *

Öğretmenlerle konuşun.
Size güvenirlerse açılırlar.
Anlatırlar.
En yüksek para Milli Eğitime ayrılıyor. FATİH Projesi'ne büyük para akıtıldı. Bunun ihalesinde bile “yandaş şirket kayırmacılığı” yapıldı. Çocuklara okuma yazma ve sonraki yıllarda fizik, kimya, biyoloji gibi bilimlerin basit düzeyde, sıkmadan, bıktırmadan
öğretilmesi için FATİH Projesi'ndeki tabletler, etkileşimli tahtalar, öğretmen eğitimi güdük, zayıf, içeriksiz kaldı.
Çocuklar okula gidiyor.
Fizik, kimya, öğrenemiyor.
Hikmetyar öğreniyor.
Eğitim: Allahçı!
Öğretim: Cihatçı!

Hahambaşı açıkladı!

15 eylül günü yazdığımız;
“Musevi Vatandaş Teşekkür Edecekti” başlıklı yazıya Türkiye Hahambaşlığı'ndan açıklama geldi. Açıklamaya göre; İstanbul Valiliği tarafından terör saldırısı sırasında tahrip olan Neva Şalom ve Best İsrail sinagogları tamiri için aktarılan 744,078.90 TL
harcamanın tüm belgeleri kuruşuna kadar var. Rav İshak Haleva ve İshak İbrahimzadeh
imzasıyla gelen açıklamada;
Musevi Türk vatandaşı Doğan Kasadolu‘nun “teşekkür ilanı vermek için” izini sürdüğü 744,078,90 TL'nin nerelere nasıl harcandığını gösterir belgelere Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden de ulaşılabileceğinin altı çizildi.
Okurlarıma duyururum.

Loading...