Ne müsamereydi ama!
İlkokullar arası müsamere yarışmasında birincilik garanti!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı, kaçak sarayında karşılarken sergilenen ve dış dünyada “Türk Disneyland’ı açıldı” yorumlarına neden olan tablodan söz ediyorum.
Erdoğan o törendeki konuşmasında İsrail Cumhurbaşkanı Binyamin Netanyahu’yu eleştirmiş.
“Hangi yüzle Paris’teki yürüyüşe gittin. Önce Gazze’de katlettiğiniz yavruların, kadınların hesabını verin” demiş.
Erdoğan, Netanyahu’ya “Hangi yüzle gittin?” diye sormakta haklı. İsrail, Gazze’deki masum sivilleri katletti.
Ama bunu derken onun da kendisine “Sen önce Gezi’de, devlet şiddetinin canlarını aldığı gencecik çocukların hesabını ver. Türkiye’nin IŞİD’e sağladığı desteği anlat” diyebileceğini de düşünmeli.
Yani “al birini vur ötekine” durumu...
* * * *
AKP’nin kapkaranlık IŞİD sicili, Türkiye’yi köşeye sıkıştırıyor.
Zira tüm dünya AKP’nin, mezhepçi politikası nedeniyle IŞİD konusunda vahim stratejik yanlışlar yaptığını, Beşar Esad’ı bir an önce devirebilmek için bu caniler çetesinin palazlanmasına göz yumduğunu, hatta yardımcı olduğunu biliyor.
Irak’ta “teröre destekten” idama mahkum edilen (Interpol’ün kırmızı bültenle her yerde aradığı) IŞİD’in akıl hocası Tarık el-Haşimi’nin ve Mısır’da teröristlikle suçlanan Müslüman Kardeşler (İhvan) önderlerinin Türkiye’deki işlerinin ne olduğu sorgulanıyor.
Reyhanlı’da 33 yurttaşımızın ölümüyle sonuçlanan katliamı Esadcıların değil, El Kaidecilerin yaptığı, artık tüm istihbarat servislerince biliniyor.
MİT araçlarının insani yardım malzemesi görünümü altında silah taşıdığını ve iddia edilenin aksine, yardım malzemelerinin (!) Türkmen soydaşlarımızın eline ulaşmadığını gösteren belgeler elden ele dolaşıyor.
Güneydoğu Anadolu’daki sınır kapılarımızın IŞİD teröristleri tarafından yol geçen hanı gibi kullanıldığını gösteren belgesel görüntüler hemen her gece bir Batı televizyonunda ekrana geliyor.
Paris katliamcılarından Coulibaly’nin eşi Hayat Boumedienne’nin saldırı öncesi Türkiye’ye rahatlıkla giriş yaptığı, Kadıköy’de bir otelde kaldıktan sonra Suriye’ye geçtiği tespit ediliyor.
Dünya televizyonlarının haber bültenlerinde Anadolu kentlerinde devlet yetkililerinin bilgisi dahilinde IŞİD’e cihatçı devşiren yerleri gözler önüne seren röportajlar ve çekimler yayınlanıyor.
Ekranlardan çocuklarını IŞİD’e kaptıran anaların babaların feryatları yankılanıyor.
Başbakan Davutoğlu ise kendisine uzatılan mikrofonlara IŞİD’den en fazla zarar gören ülkenin Türkiye olduğunu söyleyebiliyor!
* * * *
Davutoğlu yurda dönmeden Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ zehir zemberek bir açıklama yapıyor.
Örgüt, Paris’te 3 milyon, ülke genelinde de 7 milyon kişinin katıldığı “İfade Özgürlüğüne Sınırsız Destek Yürüyüşü’nde” Davutoğlu’nun yer almasını hakaret olarak yorumluyor.
Yayınlanan bildiride “...Gazetecileri susturan ülkelerin temsilcilerinin kendi imajlarını düzeltmek için duygu selinden menfaat sağlamaları ve ülkelerine döndüklerinde baskıya devam etmeleri kabul edilemez. Biz özgür basının katillerinin Charlie Hebdo’nun mezarına tükürmesine müsaade edemeyiz” deniliyor.
Gazeteciler Örgütü’nün “Basın özgürlüğü avcısı liderler” listesinde Ahmet Davutoğlu başı çekiyor.
Onu Mısır, Rusya, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları ve Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo izliyor.
* * * *
Başka söze gerek var mı?
AKP’nin Türkiye’yi getirdiği yer işte budur!
Nokta...