Fakat rol yeteneği zayıf... Hali, tavrı, sözleri sırıtıyor! Hiç de inandırıcı değil...
Sayın Başbakan Kürtçe’ye merak salmış... Karşısında Kürtseçmenleri görünce, Kürtçe’yi nasıl sevdiğini söyleyip, bir gramer kitabı alarak Kürtçe öğrenmeye başladığını anlattı.
Aferin ona... Öğrenmenin yaşı yoktur.
Ancak... Haziran ayındaki genel seçimlere az zaman kala söylediği bu sözler inandırıcı olmadığı gibi tam anlamıyla propaganda kokuyor!
Kürt kökenli seçmenler bunu yutacaklar mı?
* * * *
Davutoğlu’nun konuşmaları en çok MHP lideri Devlet Bahçeli’yi, kızdırdı, açtı ağzını, yumdu gözünü!
Devlet Bahçeli’nin 13 yıldır en kritik anlarda, tam AKP yıkılıp tuşa gelmek üzereyken inanılmaz şekilde iktidar partisine koltuk çıkmasını hep hayretle izlemişimdir.
Devlet Bahçeli’nin bu tür davranışları partisine çok prestij kaybettirmiştir.
İddia ediyorum ki MHP, başka bir liderin önderliğinde, oylarını en az yüzde 50, yüzde 60 oranında artıracak potansiyele sahiptir.
Neyse... Bu MHP’lilerin sorunu! Beni fazla ilgilendirmez! Gelelim konumuza...
Devlet Bahçeli, kritik zamanların dışında, iktidar aleyhine, hançer gibi lâflar sarf ediyor, kurşun gibi sözler söylüyor. O eleştirileri, hemen herkes beğeniyor.
* * * *
İşte, Devlet Bahçeli’nin, önceki gün Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmadan bölümler:
“Başbakan rotayı şaşırmıştır. Diyarbakır ve Batman kongrelerinde skandal sözlere imza atmış, PKK’ya şirinlik yapacağım
derken, milli haysiyetle ters düşmüştür.
Davutoğlune konuştuğundan ya habersizdir ya da yıllarca gizli ve potansiyel bir bölücü olduğunu özenle saklamayı başarmış biri gibidir.
Diyarbakır’da ‘Güzel Türkçemizi, güzel Kürtçemizle kardeş kılmaya geldik’ diyecek kadar fikren şarampole uçmuştur...
Başbakan olan şahsın Türk Milleti’nin gözünün içine baka baka Türkçe’ye rakip çıkarma aymazlığı siyasi cinayettir!”
* * **
“Kürt kardeşlerimizin anadiline önem veriyoruz. Kim olursa olsun elbette ki anasının diliyle duyacak, onunla konuşacaktır. Buna hürmetle riayet ederiz.
Ancak...
Türk Milleti’nin dili Türkçe’dir. Bu gerçek değişmeyecek, değiştirilemeyecektir. Buna kimsenin gücü yetmeyecektir.
İktidar partisinin tadı tuzu kaçmıştır. Davutoğlu’nun ayarı iyice bozulmuştur.
AKP devleti geri çekmekte ve boşalttığı alanı hainlere bırakmaktadır.
AKP çiftçiyi de yüzüstü bırakmıştır.
Kaçak saraya gelince trilyonları savuran, ayakkabı kutularına milyon dolarları saklayanlar, konu çiftçi olunca ‘Gözünü toprak doyursun’diyecek kadar küçülmektedir.
Türkiye gözlerini yummak üzeredir, Davutoğlu ise başka havalardadır!”
Örgütler savaşı!
Suriye sınırında, Şırnak’ın bir ilçesi olan Cizre’de hangi dolaplar dönüyor?
Son bir aydaki çatışmalarda 7 kişi öldü, bu cinayetlerin failleri bulunamadı.
Cizre, saat 17’den sonra sokaklarda teröristlerden başka hiç kimsenin görünmediği belâlı bir belde...
Orada devlet yok!
İki ayrı güç çarpışıyor. Bunlardan biri PKK,diğeri Hizbullah’ın kurduğu bir örgüt olan Hüda-Par.
Bu iki grup arasındaki hesaplaşmanın büyüyeceği anlaşılıyor. Çünkü iktidar, oradaki devlet güçlerini, (polis ve jandarmayı) sahaya sürmüyor.
Yönetimde “Birbirlerini yesinler!”görüşü hâkim...
Bu arada iktidar, devam eden olaylardan, “Paralel”yapıyı sorumlu tutuyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ilçesi olan Cizre şiddete teslim edilmiş, devlet güçleri oradan tamamen çekilmiş gibi...
Saat 17’den sonra sokaklarda bir ölüm sessizliği başlıyor ve ortalıkta ellerinde ağır silahlar ve patlayıcılar taşıyan teröristlerden başka kimse görünmüyor.
2015 Türkiye’sinde böyle acıklı sahnelerin yaşanması iktidarın büyük ayıbıdır!
Tebessüm
Balıklar neden konuşamazmış?
Cemal, önündeki akvaryumda yüzen balıklara bakıp bakıp:
“Yahu Temel, çok merak ediyorum”demiş.
“Söyle, neyi merak ediyorsun?”
“Balıklar neden konuşamıyorlar?”
Temel:
“Cahil cahil konuşma lan”demiş “Sen de kafanı bir kere akvaryuma sokarsan anlarsın sebebini...”
Günün Sözü
Boğaz derdi olmasa, seçmenimiz kuşlar gibi tuzağa düşmezdi!