Gerek dünyada gerek ülkemizde faizin konuşulmadığı gün geçmiyor. Hepimiz bir şekilde faizle ilgileniyoruz. Faiz, bazen gecikmiş kredi kartı borçlarının ödenmesinde, bazen üç-beş kuruş dahi olsa tasarruf ettiğimiz paramızı hangi bankaya hangi vadeyle yatıracağız kararını verirken karşımıza çıkıyor. Faiz alıp vermenin günah olduğuna inananlar, faiz hesabının aynısını “faizsiz bankacılık” kurumlarında yapıyor. Her şeyden daha önemlisi Cumhurbaşkanı Erdoğan, faize fena halde takmış durumda. Bu konudaki direktiflerini dinlemeyen Merkez Bankası Başkanı’na fırça atıyor. Cumhurbaşkanı ile ters düşmek gibi hiçbir niyeti olmayan Merkez Bankası Başkanı, bilimsel kanaati icabı hareket ettiği için Reis’in indinde istemeden kötü kişi oluyor. Babacan da iki arada bir derede kalıp la havle çekiyor.

TÜRKİYE ÇİFT PARALI BİR EKONOMİDİR

Türkiye’de faizler yüksek mi değil mi sorusunu sormadan önce, Türkiye’nin, ulusal para birimi “döviz” olan ülkeler gibi “tek” paralı değil “çift” para birimli bir ekonomiye sahip olduğu bilinmelidir. Amerika’da yoldan geçen 100 kişiyi durdurun ve cüzdanında “dolar”dan başka para var mı diye sorun. Tek bir kişinin bile cüzdanından yabancı para çıkmaz. Aynı 100 kişiye evinde nakit yabancı para veya bankada “Döviz Tevdiat Hesabı” olup olmadığını sorun. Tek bir kişiden evet cevabı almazsınız. Aynı anketi Türkiye’de yapın göreceksiniz ki en az yüzde 70’inin öyle veya böyle az veya çok dövizi vardır. Bundan çok daha önemlisi, Türkiye’de firmaların yüzde 90’ı, yatırım kararlarını dolarla veya Euro ile yaptıkları fizibilite etüdü sonunda alır. Devletimizin tüm özelleştirme ve altyapı ihaleleri dövizle yapılır. Kısaca Türkiye ekonomisinin esas parası TL değil dolardır.

TÜRKİYE’DE FAİZ DÜŞÜK HATTA EKSİDİR

Faiz, yerine göre bazen “maliyet” bazen “gelir”dir. Türkiye’de dövizin enflasyon düzeltmesi öncesi faizi “döviz faizi artı kur farkı” olarak TL cinsinden hesaplanır. TL’nin faizi ise görünen faiz ne ise odur. Kanıtlanmıştır ki; TL’ye yüksek faiz uygulanırsa döviz fiyatı enflasyondan az artmaktadır. Kur farkı da bu yüzden düşük olmaktadır. Dövizin görünen faizi, daima TL faizinden küçüktür. Düşük (bazen eksi) kur farkı ile düşük döviz faizi toplanınca, “yatırımı döviz kredisi ile yapmanın maliyeti” TL ile yapmaktan ucuza gelmektedir. Kriz dönemleri hariç, Türkiye’de ezelden beri ve özellikle AKP döneminde “yatırım finansmanın altın kuralı” budur.
Son söz: Cari açık sorun değilse, TL faizi yüksek olmalıdır.