AB parasıyla, kısa sürede refah düzeylerini hızla artıran Yunanlar, kendi elleriyle kazdıkları “dış borç çukuruna” düştüler. 2010 yılında, kemer sıkma sözü verip 110 milyar dolar dış yardım aldılar. Alınan kemer sıkma önlemleri yüzünden kişi başına milli gelirleri yüzde 25 düştü. Genel işsizlik oranı yüzde 12’den, yüzde 28’e, 25 yaşın altındaki gençlerde ise yüzde 61’e çıktı. Gerçi kemer sıkma sayesinde ekonomileri aşağı yukarı dengeye geldi ama halkta da dayanma gücü kalmadı. Fırsattan istifade eden Çipras adında “eski tüfek” genç bir politikacı, “kemer sıkmaya son” diyerek ülkesinin yeni lideri oldu. Zaten liderler, daima zor zamanlarda zuhur eder.
MASUM DEĞİLİZ HİÇ BİRİMİZ
Sahte istatistiklerle AB yetkililerini aldatıp, zamanında alınabilecek daha küçük kemer sıkma önlemleriyle, nispeten kolay atlatılabilecek bir mali sıkışıklığı, krize dönüştüren eski Yunan hükümetleridir. Ancak krizden sonra, Yunanistan’ın kurtarıcılığını üstlenmiş bulunan Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve IMF, nam-ı diğer Troyka da o kadar masum değildir. Çünkü Troyka uzmanlarının Yunan makamlarının hazırladığı tablolardaki hataları bulabilecek kadar bilgisi herhalde vardı. Ben bunu bir seminerde Alman Merkez Bankası Araştırma Bölümü Başkanı’na söylediğimde çok kızmış ve bu “hileyi yapan benim, ama suçlu sensin” demeye benzer demişti.
ÇİPRAS BAŞARIYA ULAŞABİLİR
Zor duruma düşenler, krizden çıkmak için üç yola başvurabilir: 1. Kendini acındırma ve yardım dileme, 2. Ben de elimden geleni yaparım ama siz de kolaylık gösterin diyerek, işbirliği önerme, 3. Ben yandım, sizi de yakarım diyerek, şantaja başvurma. Yunanistan’ın bundan önceki hükümetleri kısmen “1” ama daha çok “2” numaralı ihtilaf çözme yöntemini uyguladılar. Bununla da epey mesafe aldılar. Hatta bu suretle gerçekte Yunanistan’ın uydusu olan sözde bağımsız Kıbrıs Devleti’ni de içine düştüğü derin kuyudan çıkardılar. Bugün, Troyka’nın mali imkanları 2-3 yıl öncesine göre kıyaslanamayacak kadar çoktur. Yunanistan’ın yükü ise küçülmüştür. Delikanlı Çipras, bu elverişli ortamdan istifade ederek Troyka’dan önceki hükümetlerden daha fazla taviz koparabilir. Ancak, “Euro’dan çıkarım ha!” şantajı Troyka’nın tepesini attırabilir. Zaten eğer Yunanistan çıkarsa, Euro değerlenir. Çipras, seçmenine ulufe dağıtmayı bırakmalıdır. Yoksa taviz için kanatmak istediği “AB’nin vicdanı” bile sorunu çözmeye yetmez.
Son söz: Çiprasla, Çipras olunmaz