MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, “Millet evlatları bir yanda yırtık ayakkabı giyip sefalet ve mağduriyet yaşarken diğer yanda saraylar yaptırıp içine doluşanlar haksızlığın sembolü, vicdansızlığın numunesi olmuşlardır” dedi.

Büyükataman, yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın ısınma maliyetlerinin Ankara’da vatandaşın birinci gündemi olduğunu belirtti. Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oda sayısı “bin 150 küsur” olarak açıklanan sarayın 6 aylık ısınma maliyetinin 10 milyon TL olduğunun ifade edildiğini kaydeden Büyükataman, “Bu da 12 saat üzerinden yapılan hesaplamaya göredir. Rakamlar somut hale getirildiğinde Bayburt ilinin bir kış ısınma bedeline karşılık gelmektedir. Saray 24 saat ısıtılıyorsa tablo daha da vahim bir hal almaktadır. Tabii Sayın Erdoğan -vatandaşımız gibi- kullanmadığı odaların vanalarını kapatıyorsa iş başka” dedi.

2015 yılı bütçesinde bütün kurumların bütçesi ortalama yüzde 8,3 artarken Erdoğan’ın saray bütçesinin yüzde 97 artarak 397 milyon olduğunu belirten Büyükataman, “2015 boyunca her gün 1 milyon 87 bin TL saray harcamalarına akıtılmaya başlamıştır. Bin 200 asgari ücretlinin 1 ay boyunca cebine giren para, bir günde Erdoğan’ın sarayına harcanmaktadır. Bu sarayın aylık elektrik gideri 700 bin TL’dir. Bütçeye bununla ilgili ayrıca bu sarayın masrafları olarak 300 milyon TL konulmuştur” dedi.

-“YOKLUK, YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE YASAK ZİHNİYETİ”-
Büyükataman, 5 sene sonra harcanan paradan daha fazlaya mal olan bir gidere sahip olan bir sarayla karşılaşılacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Millet evlatları bir yanda yırtık ayakkabı giyip sefalet ve mağduriyet yaşarken diğer yanda saraylar yaptırıp içine doluşanlar haksızlığın sembolü, vicdansızlığın numunesi olmuşlardır. Bir dilim ekmek uğruna yerin metrelerce altında hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısını yüreğinde duymayan, yasını kalben tutmayan kim varsa; kolay yoldan kazanmanın, çalarak servet elde etmenin peşine takılmıştır.
Çalışmadan zenginleşmeyi, tasarruf etmeden kalkınmayı, yatırım yapmadan büyümeyi, sürekli borçlanarak refah içinde yaşamayı, dahası yolsuzluklara alışmayı kurumsallaştıran bir siyaset anlayışının bedelini gelecek nesiller ağır bir biçimde ödeyecektir. Bu zihniyet; yokluk, yoksulluk, yolsuzluk ve yasak haline gelmiştir. Bu zihniyet; işsizlikle, rüşvetle, adaletsizlikle, üretimsizlikle iç içe geçmiş, borç, faiz, rant, sömürü üzerine siyasetini bina etmiştir. Görüyor ve yaşıyoruz ki, aziz milletimiz kronik ve kısır döngüye binen ekonomik sorunlara mahkum edilmiştir.”

-“YOKSULLUK BİR ÜST FAZA GEÇEREK SEFALET AŞAMASINA SABİTLENDİ”-
Türkiye’de yüzde 13’e kadar inen yurt içi tasarrufları artırmak için halktan tasarruf yapmasını isteyen AK Parti zihniyetinin milletin parasıyla kendilerine kaçak saray yaptırıp yeni uçak ve makam araçlarıyla zevk-ü sefa içinde saltanat sürdüğünü savunan Büyükataman, “Cumhurbaşkanlığının ödeneği yüzde 97 artırılmakta, kamuya 8 bin 500 civarında yeni taşıt alınması öngörülmektedir. Buna rağmen, 11 milyon emekli, 5 milyon asgari ücretli, 3 milyon kamu çalışanı yine sefalete mahkum edilmekte, yüzde 3+3 nispetinde maaş zammına talim etmeleri öngörülmektedir” dedi.

Nüfusun yarıya yakınının yoksulluk tehdidiyle mücadele ettiğini, milyonlarca insanın yakacak kömürü, yiyecek katığı, giyecek kazağı, dolacak kazanı olmadığını belirten Büyükataman, şunları kaydetti:

“Her devirde işini gören, her döneme harfiyen uyan kaymak tabaka dışında, hayatından memnun olan da yoktur. Türkiye’de yoksulluk bir üst faza geçmiş ve sefalet aşamasına sabitlenmiştir. Yaygın yoksulluk, suçu teşvik, huzursuzluğu tahrik etmektedir. Eşitsizliğin keskinleştiği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiği bir ülkede huzur ve dengeden bahsedilemeyecektir. Tarih bize, sefaletle toplumsal sakinliğin, işsizlikle dirliğin sürekli ters düştüğünü göstermektedir.
Türkiye’yi rantiyeye, rüşvet ve yolsuzluk çiftliğine çevirenler, bugünkü karanlık ve yürek yaralayan ağır ekonomik tablonun yegane sorumlusudur.”