
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Biz Kıbrıs’ta barışçı, uzlaşıcı, kapsamlı çözümden yana bir siyaset izliyoruz. Kimsenin hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Ancak kendi hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Eroğlu, tekelci ve hakimiyetçi bir zihniyete dayalı tek yanlı hareketlerin geçmişte kimseye bir faydası olmadığına, gelecekte de olmayacağına işaret ederek, “Paylaşımcılığa, ortaklığa ve kazan-kazan anlayışına dayalı çağdaş yaklaşımlar, hem adamız ve bölgemizin, hem de Doğru Akdeniz’de çıkarı bulunan herkesin yararına olacaktır” dedi.
“Ancak, barışçılığımız, uzlaşıcılığımız hiç kimse tarafından bir zaaf olarak algılanmasın” diyen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çaresiz veya alternatifsiz olmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmasında: “Kıbrıs’ta varılacak bir antlaşmanın, iki halka ait hidrokarbon yatakları ile bölgedeki diğer hidrokarbon yataklarının Avrupa’ya en uygun pazarlanmasına olanak sağlayacağı, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik sürecine ivme kazandıracağı da açıktır” dedi.
“KARARLI ÇABALARI DESTEKLİYORUZ”
Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’yla gelinen aşama ve KKTC ile TC arasındaki yakın işbirliğini ele alma fırsatı bulduklarını belirten Çavuşoğlu, bu konulardaki görüş birliklerinin devam ettiğini vurguladı.
Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı bir çözüme kavuşturulmasının dış politikalarının öncelikli hedefi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bunun böyle devam edeceğini kaydetti. Kıbrıs Türk tarafının Türkiye’yle yürüttüğü çabalara birlikte çözüm konusunda tutarlı ve sonuç alamaya yönelik her türlü iyi niyetli yaklaşıma ve BM çabalarına her türlü desteklerinin devam edeceğini söyleyen Çavuşoğlu, “Anavatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk tarafının sorunun çözümü yönündeki kararlı çabalarına destek veriyoruz. KKTC’de birlik ve beraberlik içinde hareket edildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.
“MÜZAKERELERDEN SADECE TEK TARAFIN ÇABASIYLA SONUÇ ALINMAZ”
Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin en kısa zamanda sonuca ulaştırılabilmesi için gereken siyasi iradeyi gösterdiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, ancak müzakerelerde sadece Türk tarafının çabalarıyla sonuç alınmasının mümkün olmadığını vurguladı. Rum tarafının da bu yönde samimi bir çaba göstermesi gerektiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, buna karşın Rum tarafının Akdeniz’de doğal kaynaklar konusunda Kıbrıs Türk tarafının getirdiği önerileri görmezden gelmeye devam ederek, tek taraflı olarak başlattığı faaliyetleri genişleterek, devam ettirdiğini kaydetti.
Rum tarafının, Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını dikkate almadan yürüttüğü tek taraflı faaliyetlerine tepkisiz kalınmasının mümkün olmadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, Anavatan Türkiye ve KKTC’nin, Rum tarafının masadan kalkmasının ardından yapıcı öneriler ortaya koyduğunu anımsattı. Önerilerle, doğal kaynaklar konusunun Kıbrıs Türklerinin haklarını gözetecek şekilde ele alınması ve Rumların müzakere masasına dönmesini amaçladıklarını ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide ve Yunanistan’la birlikte bu öneriler üzerinde çalışmaları olduğunu ifade etti.
Bu çalışmaların her zaman KKTC ile birlikte yürütüldüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu, sismik faaliyetlere ilişkin duyurunun süresinin 30 Aralık’ta bitişinin ardından Rum tarafının sondaj çalışmalarını sonlandırmasını beklediklerini, ancak tüm iyi niyetli çabalarına rağmen Rum tarafının tek yanlı faaliyetleri sürdürdüğünü kaydetti. Rum tarafının yayımladığı duyurularla, mevcut sondaj sahasının süresini uzattığını ve sondaj yapılacak sahayı genişlettiğini belirten Mevlüt Çavuşoğlu, Rum tarafının 5 Ocak’ta yaptığı açıklamayla Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’in tutumunun değişmediğinin görüldüğünü söyledi.
“SAMİMİ BİÇİMDE ÇABA SARFEDİLMELİ”
KKTC hükümetinin Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin bölgedeki çalışmalarına devam etmesine karar verdiğini ifade eden Çavuşoğlu: “Şimdi şunu bekliyoruz; Rum yönetimi bu hatasından en kısa zamanda vazgeçmeli, hatasından dönmeli. Adanın ortak sahibi olan iki halkın, irade ve siyasi eşitliği temelinde oluşturulacak yeni ortaklık konusunda net bir tutum benimsemeli. Müzakere masasına geri dönmeli ve kalıcı çözünme ulaşmak için samimi bir şekilde çaba sarf etmeli” dedi. Son müzakere sürecinde Kıbrıs Türk tarafının her türlü çabayı gösterdiğine dikkat çeken Mevlüt Çavuşoğlu, bu çabanın uluslararası camia tarafından da görüldüğünü söyledi.
Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti. Çavuşoğlu, önceliğin Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini teminat altına alacak, adil bir şekilde çözüme kavuşturulması olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin, doğal kaynaklar konusu başta olmak üzere, Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasını vazgeçilmez olarak gördüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu: “Bunu bugüne kadar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Türkiye ve KKTC kendileriyle işbirliği yürütecek taraflarla, barış, refahın hakim olduğu bir coğrafyada ileriye doğru yürümek arzusundadır. Türkiye her koşula Kıbrıs Türklerinin yanında olmaya devam edecektir” dedi.
Türkiye’nin, adada ve bölgede, huzur, istikrar ve refahın gelişmesi için sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğine vurgu yapan Mevlüt Çavuşoğlu, ziyaretin temel amacının da bunu bir kez daha vurgulamak olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, ortak hedeflere ulaşılması için birlikte çalışılmaya devam edileceğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Kıbrıs Rum tarafına atmakta olduğumuz yapıcı adımlara olumlu cevap vermek ve bu güzel adada barış, huzur, refah içinde yaşanacak yeni bir ortaklık devleti kurulması için samimi çaba göstermesi çağrısında bulunuyorum.”

