Cumartesi günü yaklaşık 40 yıldır tanıdığım ve kişiliğine güvendiğim bir dostum aradı.
“Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in kardeşi bomba gibi açıklamalar yapacakmış, sana ulaşmak istiyor” dedi.
Telefonumu verdim, arayabileceğini söyledim. Nitekim çok geçmeden Cemil Çiçek’in kardeşi olduğunu söyleyen kişi aradı.
“Yeri göğü sarsacağım, ikinci paralel olayını patlatacağım...”diyordu.
Adresini aldım. Muğla’nın bir ilçesinde oturuyormuş. Çok güvendiğim bir muhabir arkadaşımı göndereceğimi belirterek telefonu kapattım.
* * * *
Ertesi sabah SÖZCÜ’nün deneyimli, meslek ilkelerinden asla ödün vermeyen acar muhabiri Gökmen Ulu, Meclis Başkanı’nın kardeşi Çetin Çiçek’in yaşadığı Muğla yolundaydı.
Orada buluşup konuştular. Gökmen kayıt altına aldığı görüşmeye başlamadan önce “Kimseye iftira atılmasına, kişilik haklarına saldırılmasına, hakaret edilmesine, özel hayatlara girilmesine izin vermeyeceğimizi” belirtti.
Gece geç döndüğü için ertesi sabah buluşmak üzere sözleştik.
Ama o gece, Çetin Çiçek’ten bir SMS aldım. Mesajda Gökmen’e anlattıklarının devamının geleceğini, ancak kendisinin büyük maddi sıkıntılar içinde bulunduğunu belirtiyor ve bizden maddi yardım talep ediyordu.
Cevaben gönderdiğim mesajda, ilkeli gazetecilik yaptığımızı bildirerek, talebini sert bir şekilde reddettim. Özetle “Eğer bu isteğinizi ilk telefon konuşmamızda dile getirmiş olsaydınız, sizinle hiç görüşmezdik” dedim.
* * * *
Sabah buluştuğumuzda Gökmen anlatmaya başladı:
“Ağabey bu kişi kuruluşundan beri AKP’li imiş. Ama artık partiden ayrılmaya karar vermiş. Büyük bir gürültü çıkararak başka bir partiye geçecekmiş. Gerekçe olarak da AKP’de herkesin bir şekilde yolunu bulduğunu, ama kendisinin borç içinde kıvrandığını, ağabeyi Cemil Çiçek’in Meclis Başkanlığı gibi çok önemli bir konumda olmasına rağmen sorunlarıyla hiç ilgilenmediğini iddia ediyor. Hatta miras paylaşımında kendisine haksızlık yaptığını bile öne sürüyor...”
* * * *
Gökmen’le hemen kolları sıvayıp Çetin Çiçek’in iddialarını araştırmaya başladık.
Kısa sürede ağabeyi Meclis Başkanı Çiçek’ten sık sık para istediğini, son aradığında da “Benim 150 bin lirayı bulan borcumu ödeyeceksin, aksi takdirde çok üzülürsün. Hemen kredi borcumun olduğu bankanın müdürünü ara” dediğini, buna karşılık Cemil Çiçek’in “Ben nereden bulayım bu parayı? İstersen evini sat borçlarını öde, gel bizim yanımızda otur. Sonuçta sen benim kardeşimsin” şeklinde cevap verdiğini öğrendik. Ayrıca Meclis Başkanı’nın Muğla’da her vali ve emniyet müdürü değişiminde onları aradığını ve orada bir kardeşinin yaşadığını söyleyerek “Eğer benim kardeşim iş takipçiliği olarak nitelenebilecek bir talepte bulunursa, asla karşılamayın” dediğini belirledik.
Açıkçası Meclis Başkanı’na yerden göğe kadar hak verdik.
Hatta içimizden “Bravo Cemil Çiçek’e...” bile dedik.
* * * *
Sevgili okurlarım,
Bunlara benzer iddiaları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşlerinden biri, kalemini yalakalığa ve yalana adamış yandaş tetikçilerden birine anlatmış olsa, neler yazılmazdı, neler!..
Hatta televizyonlara reklamlar verilir, yer gök inletilirdi!
Kılıçdaroğlu pehlivan tefrikası gibi uzayan çarşaf çarşaf yazılarla linç edilirdi.
En basitinden “Kardeşinin sorununu çözemeyen beceriksiz Kılıçdaroğlu, ülkenin sorunlarını nasıl çözecek” diye başlıklar atılırdı.
* * * *
Ama biz ne diyoruz?
Toplumun gerçekleri öğrenme hakkı adına AKP’yi de, Tayyip Erdoğan’ı da, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i de, Başbakan Davutoğlu’nu da hiç çekinmeden eleştiririz.
Nitekim hem bu köşede, hem de Halk TV’deki Halk Arenası’nda sık sık eleştiriyoruz...
Ama toplumun gerçekleri öğrenmesine yardımcı olurken kimseye iftira atmıyor, hakaret etmiyor, kişilik haklarına saldırmıyor, aile ve özel hayatlara girmiyor, kısacası fazilet cellatlığı yapmıyoruz.
Zira bazı yandaş tetikçilere baktıkça, şerefsiz gazeteciliğin ne kadar kolay olduğunu görüyoruz!..