Helâl olsun! C.Başkanı Tayyip Erdoğan, bizim gibi muhalif gazeteci ve yazarların bir yanlışını bulmuş, bunu iftiharla açıklayarak âdeta gürledi:
“Bunlar 1000 odalı saray deyip duruyorlar. Olur mu öyle şey? Ak-Saray 1000 değil, 1150 odalı... Bunlarda büyük düşünmek diye bir şey yok! Biz adımlarımızı büyük düşünerek atıyoruz. Bu bir ufuk meselesi ya... İtibardan tasarruf olmaz! Gelenler gidenler oraya bakıyor.”
Altın varaklı kadehler, tabaklar, bardaklar, 25 bin dolarlık koltuklar, milyonlarca liralık halılar, perdeler, avizeler... Bunlar için hiçbir şey demeyen C.Başkanı “İtibardan tasarruf olmaz!” dedi.
Erdoğan Bey kusura bakmasın. Onun 1150 odalı muhteşem sarayını küçültüp 1000 odalı demişiz... 150 oda birden ufaltmışız! Ne yapalım, cahillik işte...
Ancak sormak lâzım!
Halkımız ekonomik sıkıntılar içinde kıvranırken, onların vergileriyle böylesine müthiş harcamalar yapmak, böylesine gösteriş ve şaşaa içine dalmak, yoksul halkla alay etmek olmuyor mu?
Bir ülkenin itibarı eğitimle, fukaralığı yenmekle, düşünce ve ifade özgürlüğünde uygar ülkeler düzeyine gelmekle olur, sarayların ihtişamıyla değil!
Dünya ülkeleri arasında uygarlık sıralamasında kaçıncıyız, sen ona bak!
İtibar, sarayların ihtişamıyla değil, milletlerin yaşayışıyla
ölçülür!