Söz verdim. İsmini gizli tutacağım. Korkuyor. Haklı. “Erzurum’a çağ atlattık...” yalanının arkasına gizlenerek devlet parasını yandaş şirketlere akıtanları eleştiren ve gerçeği halka anlatanların üzerine kinle, hışımla, devletin gücüyle gidiyorlar.
Devleti yumruk yaptı.
Dürüstün başına indiriyor.
Kendinden olmayanı öldürüyor.
Mektubu yazan genel müdür bu yüzden “şirketinin ve isminin yazılmasını” istemedi.
* * *
Mektup kısa, öz:
“Sn. Doğru,
Erzurum’da 94 milyon TL harcanarak yapılan kış oyunları kayakla atlama pisti yarıldı, kuleleri çöktü. Bir yanlışın anlaşılması için demek ki, bir facia gerekiyormuş. Ben otomatik teleferik yapan Türkiye’nin tek, dünyanın da beş şirketinden birisi olan ........ A.Ş’nin genel koordinatörüyüm. Erzurum’da Üniversitelerarası Olimpiyatlar Kış Oyunları Merkezi tesisleri yapılacağını Kayak Federasyonu’nun ‘ihaleye davet yazısıyla’ öğrenip katılmak istedik. Katılanların çok altında fiyat vermemize rağmen, kazanacağımızdan korkarak ‘bizi ihale dışı bırakacak şartname’ hazırladılar. Federasyon Başkanı’na bizzat rica ettim.
Şunu söyledim.
İşi bize vermeyin.
Kabul ederim.
Bizim şirketimizi de ihalede yarışacak şekilde bir şartname hazırlanmasına destek olun ki, işi bize vermeseniz bile, kamu parasını koruma imkanınız olsun.
Olmadılar.
Tabii ki, biz menfaatleri engelleyecek, ihale öncesinde işin kime verileceği planlarını alt-üst edecektik.
Sesimizi duymadılar.
Sesimiz güzeldi.
Yani işimiz güzeldi.
Herhalde onların istediği türde (!) şarkı söylemeyi bilmiyorduk (!) Aynı yöntemle; ‘şirkete özel ve adrese teslim ihale şartnamesi’ Ankara Büyükşehir Teleferik İhaleleri’nde de gerçekleşti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e de aynı teklifi yaptım.
İşi bize vermeyin.
Fakat aradaki farkı görün.
Biz kaça yapacağız bilin.
Sizin işi vereceğiniz firmalardan İtalyan şirketi kaça, Avusturya şirketi kaça yapacak; aradaki uçurumu anlayın dedim. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de beni dinlemedi. Firmam aynı işi: 22 milyon Euro’ya yapma teklifi verirken İtalyan firma: 38 milyon Euro, Avusturyalı firma: 42 milyon Euro teklif verdi. Şartname dışına bilerek atıldığımız için biz ihaleyede yarışa bile sokulmadık, işi önceden planlanmış yabancılar aldı. Halbuki benim firmam; Azerbaycan’da, Rusya’da, Kolombiya’da teleferik ihalelerini kazandı, işi başarıyla bitirdi. Şu anda İran ve Hindistan’da yeni anlaşmalar yapmak üzereyiz.
Saygılarımızla...
İmza...”
* * * *
Bu mektubun ışığında soruyorum: Erzurum’da 94 milyon TL devlet parası aktarılarak yapıldıktan sadece 3 yıl sonra atlama kuleleri ile kayma pistleri yarılıp çöken tesislerin projesini kim yaptı? Bu projenin doğru yapıldığını kim kontrol etti? Zemin araştırmalarını, jeolojik etütleri kim yaptı? Jeoloji Mühendisleri Odası’nın; “125 metreye kadar uzayan kuleler yapmayı planladığınız bu heyelanlı toprağın yamacına gölet de yapıyorsunuz. Gölet suyu zemini yumuşatır. Basınç oluşturur. Heyelanı tetikler” uyarısına rağmen doğru proje yapıldığını kim garanti etti? Projeyi kim ihale etti? Yapımcı şirketi kim seçti? Pist yapılır, kuleler dikilirken kim kontrol etti, kim denetledi, yapım sırasında savcının başlattığı yolsuzluk soruşturmasını kim engelledi, bu inşaatta demirden ve çimentodan çalınmadığına kimler emin oldu, kim tesislerin kesin kabulünü yaptı?
Ahmet, Mehmet, Hasan!
İsimler önemli değil.
Onların “Tek Adamı” kim?
Balık baştan kokar.
Kuleyi çökerten baştaki.