Vay benim dalgım başım; “Avan” yazmam gerekirken “Avam” yazdım diye dövüneyim mi yoksa bilinçaltımın sürekli olarak; Necati, yazıları “avamın da anlayacağı biçimde yaz” diye dürtmesine mi sevineyim.
Avam:
Alt tabaka demek.
Avan:
Ön proje demek.
Avan proje; özensiz, ham, kabataslak. Yapılacak işi, kalem kalem dökmüyor. Ayrıntıya inmiyor. Buraya dünyanın an büyük havalimanını yapıyoruz. Halkın vergilerinden ödenecek para 10 milyar Euro’yu geçiyor. Bu kabaca 30 milyar TL yapar. 30 milyar TL de Türkiye bütçesinin (2013 bütçesi 386 milyar TL) neredeyse yüzde 10’una denk gelir. Bütçenin yüzde 10’u büyüklüğünde bir işi ihale ederken kendisine devlet adamıyım, halkın başbakanı, bakanıyım, devletin bürokratıyım; “şu cahil halk tabakası avamın da hakkının bekçisiyim” diyenler, diyebilenler; zemin araştırması (etüdü) bile istemeyen avan proje ile ihale bağlamazlar.
Bağlayamazlar.
Temel atmazlar.
Atarlarsa; tuz kokar.

* * * * *

Avan proje tuz kokutur.
Başlangıç fiyatı şişer.
Şişirilir.
Türkiye’de “devleti soyma hortumculuğunun başladığı nokta” avan projelerle yapılan ihalelerdir. İmzalar; “bu havalimanı 100’e mal olacak” diye atılır; “zemin bataklık çıktı... sağlam kaya bulamadık kotu indirdik...” bahaneleri bulunur ve iş bitiminde halkın parası avantaya dönüştürülür. Avantayı; siyasetçi-bürokrat- müteahhit paylaşırlar. Devlete iş yapan bir müteahhit işadamına; “avan proje “ deyin; gevrek gevrek gülecek ve size “Avan-Avanta-Avanak” üçlemesini söyleyecektir.
Avan artı Avanta.
Eşittir bitiş fiyatı.
Seyreden: Avanak.
Halk hep seyircidir.

* * * * *

Şimdi sıkı durun.
Örnek vereceğim.
Diyarbakır rakı fabrikası:
5 milyon dolara ihale edildi.
20 milyon dolara bitti.
Keşif artışı: Yüzde 889.
Kilis suma(rakı) fabrikası:
3.2 milyon dolara ihale edildi.
33 milyon dolara bitti.
Keşif artışı: Yüzde 563.
Fabrika atık su tesisi:
3.9 milyon dolara ihale edildi.
5.6 milyon dolara bitti.
Keşif artışı: 200’ü geçiyor.
Ben bu bilgileri Tekel’in 1997-1998-1999 yılları Yüksek Denetleme Kurulu Raporlarından okudum. Bu raporları yüksek ahlaklı dürüst denetçi Şenol Sarrafi yazmış. Raporda yüzde 800- yüzde 900 keşif artışı ile biten ihalelerin hep “Avan proje benzeri şartlarda” verildiği özellikle belirtiliyor. Ve bu üç ihaleyi de LİMAK adlı şirketin aldığı yazıyor.

* * * * *

Hatırladınız değil mi?
Yeni Havalimanı ihalesini avan proje ile alan 5’li şirketlerin içinde de LİMAK var. Ve ihale sözleşmesi imzalanıp temel atıldıktan sonra LiMAK Başkanı, “ havalimanı yapacağımız zeminin altı bataklık... Maliyet arttı...” diye bağırmaya başladı.
Kot da indi.
Hatırlamaya devam edin.
Yıl 2003’tü.
Bugünkü Başbakan ile ağabey dediği Bakanı, “Biz Tekel’i babalar gibi satarız” diye kabarıp halkı avanaklaştırıyorlardı. Ve dediklerini yaptılar. TEKEL’in hepsi yenilenmiş 14 rakı fabrikası, 4 şarap fabrikası, 2 bira fabrikası; 110 milyon dolar değerinde stokları, arsalarıyla sadece 292 milyon dolara satıldı. İşçilerin 40 milyon dolarlık birikmiş kıdem tazminatını da devlet ödediğinden aslında TEKEL’in 20 fabrikası 250 milyon dolara gitti. Alıcılar içinde LİMAK da vardı. Ve sadece bir yıl sonra, hiçbir ilave masraf yapamadan 20 fabrikayı Amerikan şirketine 810 milyon dolara sattılar.

* * * * *

Önceki gün TV’de gördüm.
Başbakan elinde mikrofon “projeci Cumhurbaşkanı olmak için” oy istiyordu. Arkasında havalimanını avan proje ile ihaleye çıkartan eski Bakan Binali Yıldırım duruyordu. Karşılarında halk avam olmuş onları alkışlıyordu.