Dikkat ettiniz mi; Ekonominin kurmayları arzu ve niyetlerinden başka somut görüşler bildiremiyorlar. Hedefi 2015 değil de 2023 olarak dile getiriyorlar. Daha 9 yıl var, kim öle, kim kala!
Halbuki bugün yaşadığımız sorunların temelleri bundan çok önce atılmıştı... Düzeltebilmek için bu temellerin üzerinde yükselen kazuleti yıkıp tekrar inşasına başlamak gerekir.
Kadercilik, fıtrat İktidarın işi... Ben olaya bilimsel yaklaşma taraftarıyım.
O zaman yaklaşalım, yakınlaşalım...
Sıcak para hareketlerinin gelişmekte olan ve azgelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerini inceleyen Cambridge Üniversitesi, hareketleri şöyle özetlemiş;
Bakalım bunlar size tanıdık geliyor mu?
Yol haritası
Önce portföy yatırımları ve yerli bankalara verilen kısa vadeli krediler inanılmaz derecede büyür ve faizler düşer.
Yerel para birimi hızlı bir biçimde değerlenir ve gösterge döviz birimleri hızla geriler. Tüketim patlaması yaşanmasıyla şirketler kârlarını artırır, borsa içerisinde yapay büyüme yaşanır.
Yapılan harcamalarla tasarruflar azalır, ucuz döviz ile ithalat artar, cari işlemler dengesi bozulur. Dış borcun büyümesi vadenin kısalmasını getirir... Sonrasında dengesizlikler ve kriz...
Araştırmada süreç değişmiş ancak sonuç hiç değişmemiş.
Peki, bu durum Türkiye’de de yaşanacak mı?
Aklın yolu
İşte Merkez Bankası’nın geçen yılın başında alıp uygulayamadığı ve daha 9 ay öncesinde tekrar aldığı kararlar, bu duruma engel olmaya çalışıyordu. Türkiye gerçeği pas geçilirse teoriye göre önlemlerin etkileri şöyle olacaktı...
Önce para arzında azalma ve kredi faizlerinde artış yaşanacaktı... Maliyetlerin yükselmesi ile tüketim azalacak, ekonomik aktivitede yavaşlamalar görülecekti. Cari açık yavaşlayacaktı.
Nispeten oldu da! Ancak büyüme hızla düşmeye başladı.
İktidar tabii ki istemez
Türkiye’nin ekonomik modelinde cari açığın yavaşlaması, ülkenin büyümemesi anlamına gelir ki, dokuz ay sonra seçime girecek, anayasayı, yönetim şeklini isteyen bir İktidarın isteyeceği son gelişmedir.
AKP mevcut durumda ekonominin yavaşlamasından ve iç talebin kısılmasından tedirgin olur...
Hemen arkasından da açıklama yapılır; “Merkez Bankası’na faiz konusundaki sitemlerimizin sebebi bugün açıklanan verilerde daha net görülebilir.”
Merak etmeyin, görüyoruz!