Din sömürüsünde sınır kalmadı...
Fethullah...
Ve sonra Tahşiyeciler...
İktidar, dün Fethullahçılara sarılıyordu...
Bugün Fethullahçılar “darbeci” oldu, iktidar Tahşiyecilere sarıldı...
“Düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışı egemen oldu!..
Şu anda genel yayın yönetmeni gözaltında olan gazeteye dün övgüler yağdıran 12’nci Tayyip, şimdi o gazeteye yapılan polis baskını için, “Bağımsız savcılar tarafından başlatılan ve tamamen hukuk içinde yürütülen operasyon karşısında içeride ve dışarıda haddini aşan bazı tepkiler sergileniyor” diyor...
Aynı şeyleri 4-5 yıl önce de Balyoz ve Ergenekon operasyonları ile davaları için söylüyordu!..
* * * *
Tayyip, yeni operasyonların “normalleşme süreci olduğunu” anlatıyor!..
Demek Türkiye, bunların iktidar olduğu 12 yıl çok “anormalmiş”, 12 yıl sonra akıllarına başlarına gelmiş!..
12’nci Tayyip, TÜPRAŞ’taki konuşmasında neredeyse beni de ağlatacaktı...
Tahşiyecilerin iki gözü de görmeyen lideri 17 yıl (doğrusu 17 ay) hapis yatmış...
Vah vah, peki eskiden imamlık yapan o şahsa kim operasyon yapmış?..
Bu iktidar!..
* * * *
Beyefendi...
Bu ülkenin 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ “terör örgütü üyeliğinden” tam 2 yıl 2 ay pisipisine cezaevinde yattı!..
Bu ülkede 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan tam 5 yıl boş yere cezaevinde kaldı!..
Yaşı hayli ilerlemiş komutanlar GATA’ ya kaldırıldığında senin en sevdiğin yandaş gazeteler “GATAkulli” diye başlık atıyorlardı; sizlerin de keyfine diyecek yoktu, ne çabuk unuttunuz o günleri?!.
* * * *
Tahşiyeciler şimdi mazlum oldu!..
İyi de, Tahşiyecilere yapılan operasyonları başlatan dönemin Emniyet Genel Müdürünü sen AKP’den milletvekili yaptın!..
İstanbul’da Tahşiyecilere yapılan operasyonları iftiharla açıklayan, dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler’i önce milletvekili, sonra İçişleri Bakanı yaptın!..
Muammer Güler 17 Aralık olmasaydı, halen İçişleri Bakanıydı...
Madem kumpas, madem zulüm, o zaman bu kumpas ve zulmü yapan dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler ile dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın da gözaltına alınması gerekmez miydi?..
Tahşiye operasyonunu Muammer Güler şöyle açıklamıştı:
“Yakalanan bir kısım örgüt üyelerinin El Kaide’nin Türkiye sorumlusu Louai Sakka isimli şahısla ve daha önce 2003’teki bombalama olaylarına karışan ve Irak’ta öldüğü anlaşılan Habib Aktaş ile de ilgili oldukları tespit edilmiştir”
Bu kadar kesin yani...
* * * *
O zamanlar bu iktidar Fethullahçılarla canciğer kuzu sarmasıydı, al takke ver külah birlikte iş tutuyordu...
Aynı iktidar şimdi Fethullahçılarla birbirine girdi, Tahşiyeciler mazlum oldu...
Keser dönüyor, sap dönüyor da nedense hep iktidara çalışıyor!..
Ama keserin ve sapının gerçek hukuk sisteminde doğru çalışacağı günlerin geleceğini de kimse unutmasın!..
Darbeyi de ucuzlattılar!..
Gezi olaylarını destekleyen Beşiktaş Kulübü taraftar grubu ÇARŞI’dan 35 kişinin yargılanmasına dün başlandı...
Haklarındaki iddia şu:
“Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek”
Haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor!..
İyi ki idam cezası kaldırılmış!..
Biz darbelerin tankla, topla, tüfekle, alçaktan uçan jetlerle yapıldığını biliyorduk da, 35 futbol taraftarının ellerdeki pankartlar ve flamalarla darbe yapılabileceği hiç aklımıza gelmezdi...
Darbeyi de ucuzlatıp sulandırdılar ya, valla helal olsun!..