“Uluslararası İlişkiler Enstitüsü” adında bir örgüt, geçen hafta Roma’da bir toplantı yapmış. Bu ve benzeri örgütlerin kuş mu deve mi olduğunu anlayamıyorum. Yani bunlar resmi mi, yoksa özel kuruluş mu bilinmiyor. Çünkü bunların çalışması için gerekli paranın büyük kısmını kim veriyor açıklanmıyor. Neyse. Bu toplantıda Eski Devlet Bakanımız ve ülkemizi 2001 krizinden çıkaran Kemal Derviş, “Avrupa, Türkiye ve Küreselleşme” başlıklı bir konuşma yapmış. Konuşmasının Avrupalılara dönük bölümünde, “Müslümanlar, artık Avrupa’nın bir parçası haline gelmiştir” dedikten sonra, batılılara, “onlarla birlikte yaşamasını öğrenin” tavsiyesinde bulunmuş.

TÜRKİYE’NİN ALTIN YILLARI

Dünya Bankası Başkan Yardımcılı görevinde de bulunmuş İktisat doktoru Derviş “2002-2007” arasının Türkiye’nin altın çağı olduğunu söylemiş. Bunu da iki şeye borçluyuz demiş. Birincisi Türkiye’nin AB’ye üye olması için, Ecevit başkanlığındaki Koalisyon Hükümetinin 1999’da yaptığı reformlar (bu bağlamda reform, yasa çıkarmak oluyor) ikincisi ise, AKP’nin ekonomi çarı Ali Babacan’ın, “para politikası kurumlarının özerkliğini koruyan tavrıdır” demiş. Bunu da gazetelerimiz, “Derviş’ten, Babacan’a büyük övgü” başlığı altında verdi.

ALTIN YILLAR NİÇİN BAKIRLAŞTI

Kemal Derviş’e göre, 2007 seçiminden sonra altın yılların bakırlaşmasının yani büyümenin yavaşlamasının da iki sebebi var. Birincisi, “demokrasi anlayışının, seçimi kazananın istediğini yapması olarak algılanması” (burada Reis Erdoğan’ı eleştiriyor) ikincisi ise AB’den uzaklaşılmasıdır diyor.

DERVİŞ’İN SAPTAMALARI DOĞRU DEĞİL

Ekonomide “konjönktür” (devir değişimi) diye bir olgu vardır. Bazı yıllar, ekonomik büyüme dünyanın belli yerlerinde veya genelinde yüksek olur. 2002-2008 arasında dünya ekonomisi ve özellikle “Gelişmekte Olan Ülkeler” hızlı bir büyüme kaydetti. Balkanlar’dan, Latin Amerika’ya, Pasifik’ten Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya kadar bu böyle oldu. İrlanda ise harikalar yarattı. Bu küresel oluşumun Babacan’la hiçbir ilgisi yoktu. Ya da bir tesadüf her ülkede bir Babacan çıktı! Eylül 2008’de Lehman Brothers battı. Amerika’da “İpotekli Krediler” krizi patladı ve 2009’da dünyada milli gelirler düştü. Bunda da Babacan’ın bir dahli yoktur. Babacan’ın hizmetlerini ve ciddiyetini ben de takdir ediyorum. Ama “Babacan ile yaşanan altın çağ” gibi abartılı sözler beni kızdırıyor.
Son söz: Her kriz kendi kahramanını yaratır.