Emin Çölaşan’ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.
_______________________________________
Sayın Çolaşan
29/11 tarihinde evimden çıkıp park caddesi istikametine giderken önümdeki belediye otobüsünde bulunan reklam ilgimi çekti,sizlerle paylaşıyorum

Kemal

_______________________________________

Sayın Çölaşan

İçinde bulunduğumuz “yeni Türkiye” coğrafyasında ve aklımıza mukayyed olmakta zorluk yaşadığımız anlarda sizler gibi insanların hala varolduğunu bilmek içimize bir nebze de olsa su serpmektedir. Vaktinizi çok fazla almamaya çalışarak bu sabah yaşadığım ve sağlıkta ne kadar büyük(!) reformlar yapılmış olduğunu gösteren örneklerden birini sizinle paylaşmak istiyorum.

Babam akciğer CA teşhisiyle tedavi görmektedir. Bu nedenle kan değerlerinin kontrol edilebilmesi için kemoterapi seanslarımızın aralarında düzenli  olarak kan tahlili yaptırmak zorundayız. Yapılması gereken tahliller çok kapsamlı olduğu, her ayda 3 defa tekrarlanması gerektiği  ve ücretleri de külfet yarattığı için bu işlemleri Aile Sağlık Merkezimizde yaptırmak istedik. (Zira orta halli bir özel klinikte bile bu tahlillerin karşılığında 200-300 TL arası ödeme çıkmaktadır. 5 yıldızlı otel tadındaki hastaneleri yazmıyorum bile.)

Sabah 8’de sağlık merkezine gidip aile hekimimiz için sıraya girdim. Sıra numarası veren aletin çalışmaması, bir doktorun gelmeyecek olmasından dolayı hastalarının başka bir doktora yönlendirilme kargaşası gibi ufak (!) karmaşaların ardından babama sıra no almayı başardım. Saat 9’da başlaması gereken doktor muayenesine 5 dakika kala oradaki görevli bayan, doktorumuzun çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle gelmeyeceğini, başka doktora yönlendirileceğimizi söyledi. İkinci bir karmaşanın ardından bizlere tekrar birer numara verilip başka bir doktora yönlendirildik. Uzatmayayım, sabrederek saat 9,5’ta diğer doktorun odasına girdim. Babamın akciğer CA tedavisi gördüğünü, ertesi gün kemoterapi seansımız olduğu için kan tahlillerini istediğimizi anlattım. Aldığım cevap , kendi aile hekimimiz onaylamadan böyle bir işlem yapılamayacağı, kendisinin bu tahlili yaptıramayacağıydı. (!!!)

 

Sabahın köründe kalkıp  1,5 saat bekleyip aldığım bu saçma sapan, ilkokul çocuğunu bile tatmin etmeyecek cevaptan sonra babamla beraber tekrar yola koyulduk.  (Ateş topuna dönüştüğümüzü tahmin edersiniz.) Ya sabır çekerek özel bir kliniğe gidip tahlillerimizi yaptırmak zorunda kaldık.

Ben bu süre içinde 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Hattı’nı arayarak şikayetimi ilettim. Yaklaşık 1 saat içerisinde bir müşteri temsilcisi arayarak muhtemelen hazır scriptlerden birini bana okudu. İstediğimiz tahliller doktor insiyatifinde gerek görülürse yapılabilirmiş! Prosedürler bakanlığın prosedürleriymiş! Sözkonusu durum bir şikayet nedeni değilmiş!

Şimdi sayın Çölaşan, Allahaşkına siz söyleyin :

1-Akciğer CA tedavisi diyorum, babam 75 yaşında diyorum. Bunun daha insiyatif kullanılacak bir durumu var mı?

2-Aile Hekimlerinin tek yaptıkları iş zaten reçete yazıp kan tahliline yönlendirmek. Bunu da yapamayacaklar/ yapmayacaklarsa bu kadrolar için neden bir sürü ödenek çıkarılıyor?

3-Devlet çalışanın maaşından, işyeri sahibinin kazancından bu kadar vergi kesintisi yaparken; çalışmayana bile sağlık sigortasını zorunlu tutup borç çıkarıyorken en gerekli olduğu anda en basit işlem için bu hakkımızdan yararlanamıyorsak neden ve neye zorunlu tutuluyoruz?

4-Şikayet etsek bile sonuç alamayacağımızı biliyoruz. Tüm bu şartlar altında akıl ve ruh sağlığımızı nasıl muhafaza edeceğiz?

*Bu arada devletin kanser hastalarına ücretsiz tedavi imkanları da gerçekten dillere destan, kafanızı kaşıyacak vaktiniz olsaydı da sizle beraber Yedikule’yi, Cerrahpaşa’yı, Okmeydanı SSK’yı dolaşabilseydik. Biz oradaki koşulların babamı daha da hasta ettiğini gördükten sonra elimizden geldiğince imkanlarımızın hepsini babamın tedavisine yönlendirdik.  Gücümüz yettiği sürece özelde fark vererek bu hastalığı en olumlu şekilde atlatmak için ailece mücadele ediyoruz. Bu hastalığı yaşayanlar (ki kimsenin başına gelmesin) bilir ki süreç maddi & manevi uzun ve yorucu bir süreçtir. Biz de en azından kan tahlillerimiz için devletteki hakkımızdan yararlanalım demiştik, kısmet olmadı. Şu anda her alandaki durum kısaca paran varsa yaşarsın, yoksa kaderine terk edilirsin. İşin ilginci en çok kaderine mahkum edilenlerin, mücadele etmesi gereken grubun hala ortalarda “Padişahım çok yaşa” diye dolaşmasıdır.  

En kısa zamanda babama ve memlekete musallat olan hastalıklı ortamdan kurtulmak dileğiyle…

İlginizden dolayı şimdiden teşekkür eder, sizin gibi “adam” ların başına bir şey gelmediği için hergün şükrederim.

Saygılarımla

Serap UZUN

_______________________________________

Kasım ayı içinde müslümanlığı keşfederek, Mazhar Fuat Özkan üçlüsüne ait "Sen neymişsin be aabi !" şarkısını ilahi makamında dosta düşmana hatırlatan AKP'liler, yokuş aşağı vitesi boşa atıp hızlarını almışken, freni boşalmış keşiflerine devam ediyorlar ;

Kaşiflikte sınır tanımayan ve İslamiyeti herkesten önce keşfeden müslümanların, Kuzey Kutbunu da keşfettiklerini ama develerini kutup ayıları yediği için, yürüyerek yaptıkları dönüş yolculuğunun hala sürmesi nedeniyle kimsenin bu keşiften henüz haberdar olmadığını söyleyen, Bilim ve Teknoloji Bakanı, yaptığı konuşmanın en havadar bölümünde dediğine göre ;

Güneş'i de herkesten önce müslümanlar keşfetmiş.

Çöldeki sıcak kumlara ayakkabısız bastıklarında ayakları yanan kaşifler, kumları ısıtan ateşin nereden geldiğini anlamak için her yeri kazarken başlarına Güneş geçince, yerde aradıklarını gökte bularak her şeyi anlamışlar.

Hatta, bununla yetinmeyen müslüman kaşifler, Güneş'i keşfettikten sonra sıcaktan mayışarak uykuya yatıp gece yarısı çişe kalktıklarında, Ay'ı da keşfetmişler.

İnsanlığa hizmet olsun diye büyük fedakarlıklarla yaptıkları bu önemli ve zor keşiflerden bitap düşen ve "Yıldızları da başkası keşfetsin artık !" diyerek uykularına devam eden müslümanların, uyanmayı ne zaman keşfedecekleri bilinmiyor.

Selçuk Tınaz

_______________________________________

"Tribünler Artık Dolmuyor" başlıklı yazınızı okudum. Tribünler neden dolmuyor biliyor musunuz? Ben size söyleyeyim: Emin ÇÖLAŞAN gibi adaletli, dürüst insanlar bile "şike" sözcüğünü kullanmaktan çekinir olmuş da ondan!
Yazınızda her şeye değinmişsiniz ama ortada duran ve artık çürüyen cenazeye nedense hiç ama hiç değinmemişsiniz. Siyasetin futbol dünyasını ele geçirdiğinden bahsediyorsunuz ki doğrudur. Ben de bir Trabzonspor taraftarı olarak kulüp başkanının mitinge katılmasından son derece rahatsızım ama bu tüm camiayı bağlamaz. Siyasetin futbol kulüplerini ele geçirmesi ne kadar yanlışsa Türk futboluna her türlü kiri ve ahlaksızlığı bulaştıran kişi ve kişileri de yine siyasi düşünceniz gereği eleştirememeniz de o kadar yanlış ve acı bir durumdur.
Siyasi amaçlı bir operasyon amacı ile yapılsa dahi (buradaki haksızlığı dillendirebilirsiniz) spor hukuku yönünden delillerin geçerliliği ve bu konuda uluslararası kurumların verdiği kararlar ortada iken Türkiyede medya dünyasında örtülü bir anlaşma var: Herkes sanki hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. Maalesef buna adaleti ve dürüstlüğü her zaman savunması gereken siz de dahilsiniz.
Bazı insanların hapse girmesi değil bizim amacımız. İnsanların bu çürümüş, kokuşmuş ahlaksızca spor düzeninin gerçek nedenlerini görmezden gelmelerine bizim isyanımız.
Trabzonspor kulübü yönetimi bir siyasi düşüncenin etkisi altında olabilir ki öyledir. Bundan çoğu taraftarlar da rahatsız. Ancak, bu size tüm Trabzonspor kulübünü bir siyasi partinin yan kolu gibi lanse etme hakkını vermez. Yine bu durum o camiaya yapılan yok sayma, ötekileştirme, hakkını gasp etme durumlarını görmenize engel olamaz olmamalıdır. Aksi halde kendiniz ile çelişirsiniz.
mustafa Gültepe
_______________________________________
Zamanında yazılmış ilaç gibi bir yazı. Maç biletleri çok pahalı, futbolcular son model arabaları ve acayip durumları nedeniyle antipatik oluyor. Futbolcu kalitesi çok düşük, maçlar cansız ruh yok. Yöneticiler artis, halktan kopuk.
Ayhan Cebecioğlu

_______________________________________

Sayın Emin bey,
Yazılarınızın yıllardır takipçisiyim.
Hemen soruma geçeyim.
1-Hukukun dejenere edildiği bir ülkede,bu insanların yaptığı tahribatı kaç senede düzeltiriz?
 
2-Yargılamaya kalkarsak;bu insanları doğru dürüst yargılayacak hakim savcı kadrosu kaldı mı?
 
İdamı artık savunan birisi olarak başta ,cinsel suçlar,çocuk tacizcileri,hunharca işlenmiş cinayetler ve VATAN hainliği ve Atatürk ve cumhuriyete karşı işlenen suçlar için  bu cezanın gelmesini istiyorum.
 
Saygılarımla,
Şakir
_______________________________________
Emin bey merhaba,
Nasılsınız umarım hayatınızda her şey yolundadır. Son bir ay içinde Ankara'lılara 700 lira ile 8.000 lira arasında Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesinden asfalt parası gelmiştir. Şahsıma gelen asfalt parası 1.346 liradır. Belediye otobüs gönderiyor parayla biniyorum, Metroyu Ulaştırma Bakanlığı yapıyor Belediyeye devrediyor parayla biniyorum, çevre temizlik vergisi ödüyoruz. Belediyelere emlak vergisi ödüyoruz. Gelir vergisi ödüyoruz, KDV ödüyoruz. Bu sefer direkt olarak evimize girdiler asfalt parası ile. Asfalt parasını ben vereceksem. Diğer verdiğim vergilerle ne yapılıyor. Ben de siz de biliyorsunuz ama yine soruyorum. Bunlar Hak diye geldiler ya Zerre kadar hakkım varsa Haram Zıkkım olsun. Fitili fitil burunlarından gelsin. Kenan Evren gibi ölmesinler sürünsünler. Biraz içimi dökmek için yazdım size. Saygı ve Sevgilerimle.

--
MEHMET

_______________________________________

Emin Bey,
Bugünkü futbol ile ilgili yazınızı okudum. Yıllardır düşündüğüm konulardan birine değinmiş olmanız size yazmamı sağladı.
Yıllarca futbol oynamış, GÖZTEPE sevdalısı bir İzmirli iş adamı olarak tüm bu dediklerinize katılmamak elde değil ancak bazı eklemeler yapmak istiyorum.
İstanbul’dan baktığınızda sadece adı süper olan bir Süperlig çıkıyor karşımıza. Ne taraftar sayısı, ne maç kalitesi, ne hakem kalitesi bu ligin adına ne yazık ki yakışmamaktadır. Bu işin içerisine bir de şiddet-rekabet vs. gibi konuları eklediğinizde göreceksiniz ki bu ligin adı değil süper, normallig bile olamaz.
Ben size daha alt kademelerde siyaset-futbol denkleminden bahsetmek istiyorum. GÖZTEPE’miz bu yıl 2.Lig Kırmızı grupta mücadele etmektedir. Şehrimizin diğer takımlarından Altay bizimle aynı ligde, Bucaspor, Karşıyaka ve Altınordu PTT 1.Ligde, Balçova Yaşamspor ise 3.Lig 3.Grupta mücadele etmektedir. İzmir takımlarının yıllardır başına gelenleri size yazmaya kalksam yok artık bu kadar da değildir diyebilirsiniz. Sıkı bir GÖZTEPELİ olarak 2-3 yıldır çok ciddi hakem – federasyon – belediye- hükümet hatalarına maruz kalmaktayız.
Hakem hatalarını tartışacak değilim ama her maçta skoru etkileyecek hataları gördüğümüzde bu işin planın bir parçası olduğunu anlamak gayet mümkün.
Bir çok süperlig müsabakasından daha çok taraftar çekmemize rağmen İzmir’ de futbol oynatılabilecek stadyum sayısı, Kayseri – Konya – Antalya – Rize gibi nufusu az şehirlere yeni stadyumlar yapıldığı düşünüldüğünde neredeyse koca bir 0. 1970 yılında yapılmış sadece ismi güzel olan ATATÜRK STADYUMU dışında ortak kullanıma açık stadyum mevcut değildir. Bu bir yandan belediyenin bir yandan hükümetin çekiştirmesi sonucu bu hale gelmiş bir sorundur. Ayrıca liglerin başlamasına 1 hafta kala ALSANCAK STADYUMUNA çürük raporu aldırıp sorunun iyice ayyuka çıkmasını sağlamak ise hükümetimizin “ Bunlar iyice bıksın da “ politikasının bir eseridir.
Sıkı bir GÖZTEPELİ olan Yılmaz Özdil’ i de CC’ ye koyuyorum. Yılmaz Bey de en az benim kadar konuları takip ediyordur diye düşünüyorum.
Çok da fazla vaktinizi almak istemem ancak konuyu araştırmanızı rica ediyorum.
Bu vesile derin saygılarımı sunarım.
_______________________________________

SEnin gibi yazar Sozcu gibi gazete olursa bu ulke batmistir.Pislikler.

osman uyur

_______________________________________

Sayın Çölaşan,

Tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım 2010 senesinde bir kez daha bedelli askerlik gündeme gelmişti ve uygulanmıştı.O zaman hükümetin başında bulunan zat,çok kesin bir dille bedelli askerlik için ödenen bedellerin şehit ailelerine verileceğini söylemişti.
Ben  bir şehit eşiyim.Ve inanın bize böyle bir ödeme asla yapılmadı.Bu paraları da nerelere stokladıklarını,nasıl sorumsuzca harcadıklarını  zaten görüyoruz..Bu konu şimdi yine gündemde iken, bunu ancak siz sorabilirsiniz diye size yazmak istedim.Bir yazınızda o güzel kaleminizle kalın kafalılara hatırlatmanız ricasıyla size saygılarımı sevgilerimi gönderiyorum.Sağlıkla kalın.

zeynep yasemin ılgaz

_______________________________________
Değerli Emin Bey,geçen geceki FB-Antep maçından sonra facebookta aynen bugün sizin yazdıklaınızı paylaşmış,arkadaşlarım da beğenmişti....''''
KADIKÖY'DEKİ FB-ESKİŞEHİR MAÇINA SADECE 16 BİN SEYİRCİ GELMİŞ...SPOR EKRANLARINDA NEDEN BU DÜŞÜŞ? DİYE SORUP DURUYOR YORUMCULAR....BEN YAZAYIM;1-HER ŞEYE BURNUNU SOKUP,YÜZÜNE GÖZÜNE BULAŞTIRAN DÜDÜK SİYASİ ZİHNİYET İNSANLARI UMUTSUZ,PARASIZ BIRAKTI...2-SIRF SEYİRCİ KENDİLERİNE SİYASİ PROTESTODA BULUNMASIN DİYE UYGULAMAYA SOKULAN FAŞOLİG PRANGASI....İYİ OLMAZ BU İŞLER....ASLA...N.B
Nasip BUKE

_______________________________________

sayın çölaşan istanbul akpartili belediyeler çalışanlarını iktidara yakınlıgıyla bilinen ihlas holdinge bağlı ihlas armutlu tatil köyüne aileleriyle birlikte götürüp tatil yaptırıyor bu tatillerin kaynagı bizim vergilerimiz midir.nereden kaynak ayrılmaktadır.bu yıllardır süren tatiller kimin cebinden çıkmaktadır.not geçen hafta bağcılar belediyesi buradaydı.bağcılar belediyesine sorarsınız bu tatilin kaynağını.teşekkürler.
Bilgehan

_______________________________________

Kiytmetli Emin bey
Dunyada kadinlarin gitmemesini  tavsiye edilen 10 ulkeden en basta gelenini merak ediyorsaniz asagidaki linki tiklayin. Sehzade yapti yine yapacagini. Bir ulke bir basbakan vede bir Cumhurbaskani tarafindan bu kadar rezil edilemez be Emin bey, ne zaman uyanacak bu halk. Allah bilir, boyle giderse hic uyanmiyacagini gorur gibiyiz. Yazik yazik
Sevgi ve hurmetler
Artin Goc
Avustralya
http://www.news.com.au/travel/travel-advice/five-places-women-shouldnt-travel-to/story-e6frfqfr-1227143073673

_______________________________________

İyi günler Sayın Çölaşan Hatırlarsınız bedelli askerliği Rahmetli ECEVİT Askerlikten dolayı işlerini kaybetmesinler diye
GURBETCİLER için çıkarmıştı ama sonunda Bu zihniyet bu olguyu ne hale getirdi.
Ben Em.Dz.Astsb yıyım 1995 senesinden beri Gemilerde Kaptan olarak çalışıyorum Gençliği o hale getirdilerki
Askerlik yapana Enayi gözüyle bakıyorlar.Gençler askerlik yapmak istemiyor şimdi.
Yabancı bayraklı bir gemidede çalışırsan Yurt dışında çalışıyormuşun gibi askerliğini paralı yapıyorsun.Geminin sahibi
tabi Türk Panamadan ,Maltadan yerini bile bilmediği bir yerden bir adres ama Gemi İstanbuldan,Mersinden
yönetilir.Yabancı iş yeri gibi kabul edilir.Bazı kişiler Gemide mürettebatmış gibi Yasal Yollardan Gemiye katılır Pasaportuna yurt dışına çıkış yaptı diye damga vurulur.sonra kaçak olarak gemiden iner Polis Kayıtlarına göre Kişi yurt dışındadır, zamanı gelince Gemi Türk limanlarına gelir Kişi Gemiye kaçak olarak çıkar Gümrük ve Polis kontrolundan geçer Paaportuna Türkiyeye giriş yaptı diye
giriş damgası vurulur.Acentadan pasaportunu alır ,Askerlik Şubesine gider Evraklarını teslim eder paralı askerlik için
süreci başlatır.Ama ben Gemi Kaptanı olarak bu evrakları imzalamadım sonra da işimden oldum kaç kaptan direnebilir buna

MEHMET
_______________________________________
İyi günler ben Konya / Yunak / Saray Ortaokulu'ndan Türkçe öğretmeni Ali OKUMUŞ. Okulumuz maddi durumu yeterli olmayan bir okuldur. Okulumuzda öğrencilerimizin okuyabileceği kitap nerdeyse yok olanlar ise eskiden kalmış pek çoğu da yırtılmış. Geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizi daha iyi bir şekilde yetiştirebilmek için bol bol okumaya ihtiyacımız var. Bu eksikliğimizi giderme konusunda sizlerden yardım beklemekteyiz. Bizi boş çevirmeyeceğinizi umut ediyoruz. İyi günler.
ali okumuş ali_16_okumus@hotmail.com

_______________________________________

Sn. Emin Bey,

Rica ediyorum sonuna kadar okuyun

İyi günler dilerim. Her gün istinasız yazılarınızı okuyan biri olarak öncelikle şunu
belirteyim ki görüşlerinizin yüzde ellisine katılırım veya katılmam ama duruşuna karakterine çizgisine çok büyük saygı duyduğum ender yazarlardan birisiniz.
Geçenlerde işsizlikle alakalı bir konuya değinirken, Türkiye'de yaklaşık yanılmıyor isem 3.000000 (yazı ile üç milyon) işsiz insan olduğunu belirtmiştiniz. Konuda ayrıca Devlet eliyle cemaate ait bir banka olan Bank Asya'nın türlü oyunlarla batırılmasını anlatmıştınız. Cemaati zerre kadar hazzetmeyen bir insan olarak bu kadar haksızlığa karşı çıktığınızı belirtmiştiniz. Ben de şunu peşin peşin söyleyeyim ki cemaatle herhangi bir alışverişim yoktur; hatta dünya bakış açılarımız da farklıdır. Şimdi gelelim konumuza; 12-13 Mayıs'ta Soma'da yaşananları hepimiz canlı canlı izledik, bu faciadan zerre kadar ders almayan iktidar yetkililerinin ispatını da Ermenek'te olanlara hepimiz şahit olduk. Artık şu iktidar iyice zıvanadan çıkmış Türkiye'yi nereye sürüklediği belli bile değil. Bakın. Koza Altın işletmelerini bilirsiniz. Sahibi de cemaate yakın iş adamlarından birisidir. Geçenlerde sahibi kendi, tivi kanalında madenlerine yapılan haksızlıklarla ilgili açıklamalarda bulunda. Adamın dediklerini özetle geçersek; şu anda altın madenleri Çevre ve Şehircilik bakanlığı tarafından verilmeyen ruhsatlardan dolayı kapanmak üzere, sadece kapansa neyse de o madenlerde çalışan bini aşkın insan evine ekmek götürmeyecek ve işsiz kalacak. Kimin umurunda? Bakın adam diyor ki: benim şimdiye kadar devletle tek kuruş alış verişim olmadı, yaklaşık 230 mln TL'lik hayır işi yaptık tek kuruş vergiden düşmedik. Burada eğer yanlışlık olsa iktidar yalakaları çoktan bunu yalanlamış hatta topyekun iflas ettirmişti. Adam devam ediyor: benim işletmeler ime 163 kere denetleme yapıldı hepsinden temiz çıktık. Yani cemaate yakın olduğu için iktidar bunları didik didik aramış ki bir yanlışında bitirsinler. Ama hiçbir şey bulamamışlar. Allah var adamın madenleri Dünya ve Avrupa standartlarında yapılmış muhteşem tesislerdir. Adam 6 aydır madenleri çalışmadığı halde işçileri işsiz kalmasın diye maaşlarını ödüyor. İşçilerin kendi ifadeleriyle hem zam almışlar hem de tek gün bile gecikmeden zamanında maaşlarını almakla beraber prim sosyal imkanlar da cabası. Bunları anlatan orada çalışan madenciler. Aileleri de ilk defa oğlumuz kızımız düzgün bir işe girdi diye mutluluklarını ifade ediyorlardı. Ama gel gör ki gözü dönmüş iktidar o evine bir dilim ekmek götüren insanları işsiz bırakmak üzere perişan etmek üzere. Ama sorsan milletin adamı! Kendisi milyarlık kaçak sarayda oturuyor insanlara reva görülen bu mu? Yeter artık gerçekten yeter! Böyle zulüm olur mu?Böyle haksızlık olur mu? Adam cemaatçiymiş. Bana ne kardeşim adam işini düzgün namusuyla yapıyorsa vergisini tıkır tıkır ödüyorsa bir sürü insana istihdam sağlıyorsa kim olduğu önemli mi Sn. Çolaşan? Adam vergi kaçırıyorsa kesersin cezasını ama öyle bir şey olmadığı gün gibi aşikar yoksa çoktan kepenk indirmişlerdi. Nedir bu yaşadıklarımız. Artık diktatörlük rejimi uygulanmak üzere. Yargı yerle bir edildi. Kendi gibi düşünmeyenler tasfiye edildi. Esnaf kan ağlıyor. Tabii ya adama milletin a..a koyarız diyen iş adamları lazım. Bin türlü yalakalığı yapacak karaktersizlik sergileyecek para için her şeyini satacak herifler lazım ki ülke batsın! Kendi güdümünde olan yalakalarla basın organlarını ele geçirmiş her gün yalama yaptırıyor emirle gazeteci aldırıp işten çıkarttırıyor. Nasıl bir ülke olduk Sn. Çolaşan. Sen bu kadar yolsuzluk yapacaksın tüyü bitmemiş yetimin hakkını çalacaksın, yandaşlarına milletin malını yedireceksin sonra da dindarım diyeceksin öyle mi? Ayakkabı kutuları çikolata kutuları şunlar bunlar.. İranlı bir cahil yönetiyor oldu ülkemizi. Biz bunları hakediyor muyuz Allah aşkına? İnsanlar neden bunları görmüyor neden hala kandırdıklarının farkına varmıyor. Neden bunları düşünmüyor neden ama neden? Ya düşünsenize adam çalıyor ama çalışıyor deniyor? E peki sana ne veriyor? Yırtık lastik ayakkabı veriyor kendisi milyarları götürüyor neden görülmüyor bunlar. Başına taş düşse darbe diyor, muhalefet yaptı cemaat yaptı deyip hedef saptırıyor. Ama hakikaten kelimelerin sözlerin bittiği yerdeyiz! Şu soyguncular hırsızlar hak hukuk tanımayan magandalar bıktırdı artık. Ekonomi ekonomi diyorlar ama kendi yandaşlarının ekonomisinden başka kimin ekonomisi iyi? her şeyi o ahlaksız millete küfreden iş ahlakı olmayan şerefsizlere veriyor. Onlar da milletin çok atfedersiniz ifademe için anasını belliyor. Neyse Emin Bey kusura bakmayın başınızı ağrıttığım için özür dilerim ama haksızlıkları en iyi dile getiren bir yazar olarak sizi gördüğüm için payşama gereği duydum.
İyi günler diler teşekkür ederim.
Emre
_______________________________________
EMİN ÇÖLAŞAN'NIN DİKKATİNE

                            EY DİNDAR CUMHURBAŞKANI!

  VALLAHİ VE BİLLAHİ 76 MİLYON MERAK EDİYOR. ALLAH VE KUL HAKKI İÇİN GELİN HALKIN BU MERAKINI DİNDİRİN. BAKIN KURAN NE DİYOR? EĞER AŞAĞIDAKİ AYETİN ALLAH’A AİT OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ ALLAH’IN VE 76 MİLYONUN HUZURUNDA SORUYORUM. AK SARAYINIZ BU MİLLETE KACA MAL OLDU? BENİM ANLADIĞIM GERÇEK MÜSLÜMAN DOĞRUYU SÖYLER. YALAN SÖYLÜYORSA O ÖZDE DEĞİL SÖZDE MÜSLÜMAN’DIR.  BEN MERKEP DEĞİL İNSAN OLDUĞUM İÇİN SORUYORUM.

“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun( Nisa 135)

 BU MESAJ CUMHURBAŞKANI MAKAMINA SUNLDU. YANIT BEKLİYORUM.

Samil

_______________________________________

Sizleri her gün düzenli takip eden ve fakir olmayan (!) eğitimli okuyucularınızdanım.
Şahsınızda ve lütfen bütün entellektüel (yazar,akademisyen ..vs), aydınlatma misyonunu üstlenen kesimden rica ediyorum; yazılarınızda FAKİR dediğiniz kesimin VİCDAN tarafına, memleket gerçekleri için  hitap etmeyin, hatta mümkünse yazılarınızda FAKİR ibaresini kullanmayın, zira başarılı olma şansı yok, hiç olmadı ... Fakir dediğiniz kesim , ne hikmetse, bu ülkede daima kendisini ezenlere oy verdi ve verir...
Tarih boyunca akıla değil, güce tapan bir millet olmuşuz maalesef...
Saygılarımla
Abdullah

_______________________________________

KOVULMUŞLARIN OLUŞTURDUĞU BİR GAZETEDE YAZMAK SİZDE KOMPLEKS OLUŞTURMUŞ BELLİ.O GAZETEDE BARINABİLMEK İÇİN DE HER GÜN KÜFÜR VE HAKARET DOLU  YAZILAR YAZMAK ZORUNDASINIZ BUNU DA ANLIYORUM.ÇÜNKÜ BU TÜR YAZILAR YAZMAZSANIZ ORADAN DA KOVULACAKSINIZ.HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN SONRA NE TÜR YAZILAR YAZACAĞINIZI ÇOK MERAK EDİYORUM.ÇÜNKÜ AK PARTİ SEÇİMDEN BÜYÜK BİR ZAFERLE ÇIKACAK.SİZLER DE ARTIK KONU BULMAKTA GÜÇLÜK CEKECEKSİNİZ.ARTIK MAGAZİNE YÖNELİRSİNİZ.
PERİHAN

_______________________________________

Sayın Emin bey, konuya direk girmek istiyorum,kaçak sarayla ilgili yazılarını  okuyorum, sayın cumhurbaşkanımız, sarayın  millete ait olduğunu söyleyip duruyor.Sizden ricam,madem cumhurbaşkanımız öyle söylüyor,sizde köşenizde Ankaraya yolu düşen vatandaşlarımızdan kalacak yerleri olmayanlar sarayda yatıp kalksınlar,işleri bitene kadar ,yani hastası olan,akrabası Ankarada olup vefat eden kalacak yer bulamayan cenaze merasiminden sonra o akşam merhumun ruhuna okunacak mevlütten sonra o gece sarayda kalıp ertesi gün memleketine dönecek olan vatandaşlarımız,vs vs . Bir çok konuda Ankaraya işimiz düşüyor kalacak otel bulamıyoruz,bulsak paramız yetmiyor,haksızmıyız.Sizde itiraz edip duracağınıza,hazır cumhurbaşkanımızın ağzından çıkmış saray milletinimizindir diye.Lütfen bu konuyu işleyinde bin liralık kadehlerden içilen suyun ne kadar tatlı olduğunu halkımız da bilsin,kana kana içsin,mani olmayın,sizden rica ediyorum.Saygılarımla

Not:Acayip bir ekip oldunuz,Sözcüdeki bütün arkadaşları hergün zevkle okuyorum,hepinize başarılar dilerim.

Şemsettin

_______________________________________

EMİN BEY SAĞLIKLAR DİLERİM

SARAYIN HEP ÖNDEN RESMİNİ GÖSRERİYOR GAZETELER. HER RESMİNDE TAMAMININ HAVADAN GÖRÜNTÜSÜNÜ GÖSTERSELER DAHA BELLİ OLMAZMI ISRAFLIĞI.

SAYGILAR

Erdal

_______________________________________

Mevlana'nın her zamana uygun ders alınacak bir özdeyişini, günümüze denk düştüğü için paylaşmak istedim. Selam ve saygılar

KAMIŞ SES VERİNCE
“Kamış ses verince ney oldum sanır,
İp gerilince yay oldum sanır,
Saraya oturmakla padişah olmaz kişi
Aptal ata binince bey oldum sanır. MEVLANA

Cevat

_______________________________________

Sevgili Emin Çölaşan,

Bugünkü yazınızla ilgili nedense basında hiç yer almayan bir not aktarmak istedim.

Seçimlerden önce AKP döneminde Başbakan’ın gezisi sonrası Yalova Tonami Kavşağı’nın ihalesinin acilen çıkması Karayollarından istendi. Karayolları gerekli sondaj çalışmalarını seçimden hemen önce yaptı projeler hazırlandı ve iş ihaleye çıktı. Ancak AKP seçimi kaybedince tahminlerimiz bizi yanıltmadı ve ihale iptal edilerek daha yapılmadan iş sonlandırıldı. Ancak CHP li Belediyede kavşağın yapılmasını istedi ve Karayolları bu işi yapmak için ağaçların kesilmesini şart koştu ve Belediye aptalca davranarak ağaçları kesti. Tabi burda yinede CHP’nin çok büyük suçu var, bu kadar ağaçların olay olduğu bir dönemde ağaçların kesim işine hiç girmeyecek veya kesilmeden önce halka durumu anlatarak kamuoyunun onayını anlatacak ve bu projenin AKP dönemi projesi olduğunu bağıracaktı.

İyi çalışmalar…

TARIK

_______________________________________

Sayın Çölaşan merak ettiğim bir konuda aydınlatmanızı istiyorum.Bilindiği gibi kaçaksarayın oda sayısı ve maliyeti hakkında muhtelif rakamlar söyleniyor.Hiç biryerde görmediğim yüzbinlerce metrekare arsanın maliyeti nedir.Ankarada benzer lokasyondaki bir arsa ile kıyaslayıp bir rakkam belirtirseniz binlerce kişi gibi bende merakımı gidermiş olurum.Paha biçilmez manevi değeri bizlere kalsın

Ozell

_______________________________________

Sayın Çölaşan,

Milli Eğitim Şûrası'nda tartışılan konulara değinir misiniz. Anayasamıza aykırı değil mi bu Eğitim Bir-Sen'in talepleri? Ayrıca insan haklarına aykırı değil mi bu istekler? Cinsiyet ayrımcılığı yapmanın gerekçesi dine mi mal ediliyor? Bu talepler kabul edilebilir midir? Hayatlarını çağdaş düşüncelere göre yaşayan insanlara bir dayatma değil mi bu uygulamalar? Eğitim şurasında sadece Eğitim Bir-Sen mi görüş belirtiyor, diğer eğitim sendikaları yok mu?

Nereye gidiyoruz? Neden insanlarımız bu olan bitenler karşısında tepkisiz, izleyici konumunda? Kendi hayatları ve yaşam tarzları bu kadar mı önemsiz?

Anlamakta zorlanıyorum.

Saygılarımla...

Önder
_______________________________________
Merhaba emin bey,

Piyasa kötü işler kötü millet kan ağlıyor yani ne yapacağız bilmiyoruz. Nasıl olacak bu piyasa sadece inşaat piyasasının durumu iyi zaten onlar da az kaldı patlak vermeye hükümet üretim için bir adım atmıyor fiyatlar aldı başını gidiyor çekler hep karşılıksız artık birbirlerine laf atmayı bıraksınlar çözüm üretmeye çalışsınlar emekli olduktan sonra çalıştığım için kesinti yapılıyor yoksa 830 TL maaş alıyorum yazıklar olsun diyorum başkada bir şey demiyorum.

Beklide verdikleri maaş beyefendilerin çay parası ayakkabı boyası parası al bu parayı geçin demiyorlar ölün diyorlar. Hertarafı beton yığını olan ülkemiz ne hallere geldi suyu emecek toprak bırakmadılar inşaat inşaat başkada bir şey yok iç piyasada üretim yok  Ülkemizin sonunu hiç iyi görmüyorum ALLAH Hayırlısını versin.

Saygılar,

Erdem