Emin Çölaşan’ın notu:
Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.
_____________________________

Sayın Emin bey,

Sizi çok seviyor ve okuyorum.Ben sosyal demokrat bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım Kemal Atatürk evladıyım.

Evet bu hükümetten bende nefret ediyorum duygularımı anlatamam , ama gazetenizin sür manşetinde devamlı  bunlara bir şekilde giydirmek monotonlaştı gibi geliyor bana.Bana göre bunlarla uğraşmayı bırakıp halkı bir şekilde örgütlemeniz gerekmiyor mu!?...

Zaten bunları herkes biliyor.Bakın yeni bir parti kuruldu ve sayın Emine Ülker Tarhan başında bu kadını biraz yazılarımızla destekleyelim ve  şu ak parti saçmalığı gündemini bir barem geri atalım.Bu tutumunuz sizi zayıflatıyor ve birçok okuyucu arkadaşlarımdan aynı tepkiyi alıyorum.Bizlerin taze kana ihtiyacı  var ve bunu sağlamak adımında siz kıymetli gazetecilere ihtiyacımız var.Bırakalım şu ak parti illetini ve Cumhuriyetimize sahip çıkalım.

Gündem bunların üstünde oldukça güçleniyorlar,biz demokratik laik  türkiye savunucularını birazda gündeme taşıyalım.

Hırsız damgasını bir kere yediler artık bu kara  leke onların alnından asla silinmeyecek  ve bizim anladığımız demokratik tam

bağımsız hukuk düzeni zamanı geldiğinde hepsini tam anlamınla yargılayacak ve beklediğimiz adalet tecelli edecek.

Bunu  başarmak isteyen ve Atatürk'ü  seven Kemalist liderlerimizi destekleyelim...

Saygılarımla

Vatandaş  efe.

_____________________________

Sayın Çölaşan,

AKP’nin, HDP’nin ne olduğunu hepimiz biliyoruz da, şu anda CHP’nin üst düzey yönetimi Kürtçülük’te HDP ile yarışıyor. CHP genel başkan yardımcısı Apo posterlerinin altında İstiklal caddesinde HDP’lilerle yürüyüş yapıyor, Kılıçdaroğlu bundan zerre kadar rahatsızlık duymadığı gibi bu gidişata isyan edenleri, sesini yükseltenleri ya partiden ihrac ediyor ya istifa etmek zorunda bırakıyor.

CHP’deki bu içler acısı durum hakkında yeteri kadar sesinizi yükseltmediğinizi düşünüyorum. CHP seçmeni herşeye rağmen CHP’ye oy verdiği sürece bu yönetim oradan inmeyecek. Parti bölücülerin eline geçiyor ise seçmen buna tepkisini göstermeli, bir sonraki seçimde bu sonuçlara yansımalı ki artık o makamda kalmaya güçleri yetmesin. Ancak sizler bu konuda yeteri kadar halkı bilinçlendirmiyorsunuz. Bizim millet bilinçli değil, takım tutar gibi parti tutuyor. CHP’yi hangi zihniyet eline geçirirse geçirsin arkasında durmak bu millete hizmet etmek değildir.

Sevgiler, saygılar.

Koray

_____________________________

yazılarınızı arada gülmek için okuyorum, boş boş sallama konusunda adına abide dikilecek adamsınız

Yusuf

_____________________________

Emin bey merhaba
 
Yazılarınızın hemen hemen tamamını okuyorum, son yazınızda ( dün yazılan ) bunlara oy verenlere seslenmiş siniz. Bunlara oy verenler genelde çıkarcı, imtiyazsız, vatan sevgisi olmayan, hatta daha öteye gideyim türklüğü bile tartışılan insanlardır, bu kadar olaylar ve hırsızlık olup da hala %40-50 civarı oy alıyorlarsa yapacak bir şey maalesef yok. Bunlara seslenmeye değmez..
Haddime değil ama birazcık şu bizim muhalefet partilerine seslenseniz, biraz kıpırdasalar artık, sonuçta iyi bir muhalefet olursa ben bunların din sömürüsü yapsalar bile çok fazla oy alabileceğini düşünmüyorum. Bahçeli ve kılıçdaroğlu seçim kaybetmekten bıkmadılar mı, daha ne kadar kaybecekler, hiç sıkılmıyorlar mı ülkenin şu anki halinden, ne zaman istifa edecekler veya ne zaman artık biz bu işi yapamıyoruz diye söyleyip, yerlerini gençlere bırakacaklar.
Ben bir Türk vatandaşı olarak bu memleketin gidişatından hiç memnun değilim, bu adamlar bu memleketi 13 yıldır yönetiyorlarsa bu biraz da muhalefetin suçu bence.
Emin bey yazılarınızı samimiyetle okuyorum, ara sırada olsa şu koltuklarda oturup da bir şeyler yapmayan muhalefet i de uyarın.
 
Ozan

_____________________________

Sayın Çölaşan,
Öncelikle değerli vaktinizi aldığım için beni affedin lütfen. Eşim trafik kurallarına uyma konusunda son derece dikkatli bir sürücüdür. Geçtiğimiz Ağustos ayında tuzak denetleme yapan mobil ekip tarafından kırmızı ışık ihlali yaptığı gerekçesi öne sürülerek cezalandırılmıştı. Biz de bunun doğru olmadığına inanarak yargıya başvuru hakkımızı kullandık. Yargı (artık yüce diyemiyorum), "Evet görüntülü kanıt yok ama, polis haklıdır; üst mahkemeye itiraz hakkınız olmaksızın mahkeme masrafları dahil bu cezayı ödeyeceksiniz" kararı verdi. AYM yada AİHM'ye başvuru ise gerçekten ailemi maddi olarak sıkıntıya sokacak derecede fedakarlık gerektiriyor. Kararında, "Evet ,senin aleyhinde kanıt yok ama polis öyle diyor ise haklıdır." diyebilen bir yargı kararı karşısında şaşkınlığını ifade etmek de düştüğüm zorluğu paylaşmak istedim sizinle. Saygı ve sevgilerimin kabulü dileğimle.
Ali

_____________________________

Sayın Emin Bey,
Sirkeci –Halkalı tren hattı 2013 Nisan ayında kaldırıldı. 8 Ayda bitirilecekti.
20 ay geçmesine rağmen çivi çakılmadı.İnsanlar perişan.
İhalenin iptal edildiği vb söylentiler dile getiriliyor.
Ulaştırma Bakanlığından cevap alamadık.Gündeme getirebilirmisiniz.
Saygılarımızla
 
Ahmet
_____________________________
Emin bey mrbb 4 yil once Bakirkoy gumruk mudurlugu tasviiye isletme mudurlugunden ihaleye girerek kamyon satin aldimm.Ancak devletten aldigim bu kamyon da 22 haciz 1 rehin bulunuyor. Devlet Bu araci satarken arac hacizli denmedi faturasini kesti verdi .4 yildir islem yapamiyorum.Eskisehirliyim kac kez b.köy e gittim hep salliyorlar.Gümruk daire baskanina durum anlatmak istiyorum gorusturmuyorlar.mudur ler mahkemelik arac mahkeme bitince islem yaparsin diyorlar bana ne neden mahkemelik arac sattiniz hem araci hem kendimi yakarim dedim cevap kendin bilirsinn.Yine esk li bir arkadasim gumruk ten arac aldi binemiyor sebebi arac calinti.hacizli arac calinti arac satan bir devlet buze durustlukten baksediyorr

c-gunaydin
_____________________________
Kadın erkekle eşit değilmiş fıtrata tersmiş!..
Dünya'nın en gelişmiş ülkelerinden Kanada'da, kadınlar karda kışta , "otoyol cehennemlerinde" çekici şöförlüğü yapıyor, erkeklerle rekabet ediyor.
Fıtrat mıtrat, siz öyle bilmeye devam edin!Dünya, kadın erkek demeden almış başını gidiyor. Kalkınmada, insan, cinsiyet ön plana çıkmadan üstüne düşeni yapıyor! Ortadoğuya özgü, "kandırmaya" dönük önermelerinizi kendinize saklayın...
 
Metin Altay
_____________________________

Emin bey selamlar,

Rusya da hukuk bürosu olan bir vatandaşım,bu ülkede hukuk okudum..

Yazılarınızdan ve Sozcuden Ana vatanımızın gündemini izliyoruz,

Bizleri bu her gün devrilen askeri araçlar konu ile ilgili bilgilendirmenizi rica ederim.

Bu nasıl bir iş her iki günde bir askeri araç devriliyor, eskiden senede bir kez ya olurdu ya olmazdı böyle bir kaza ..Bu işte çok büyük bir gariplik var..Ya askerles ehliyetsiz araç kullanıyor yada bu şekilde uyutuluyoruz..Eğer gazetelerden tarih sıralaması ile takip ederseniz sizde işin garipliğini göreceksiniz.

Saygılarımla...

--
ENDER KARATAŞ

_____________________________
Sayın Çölaşan,

Bu bir değil, iki değil üç değil. Sayısı belli değil.

C.başkanı, Başbakan vs.  bir yerden bir yere niye helikopterle gitmezler de şehrin trafiğinin içine ederler.,

Dün akşam Dolmabahçe den Kadıköy e gidiş 3 saat. Nedeni Sn. C. Başkanımız Anadolu yakasına geçecek. E-5 açık olsun diye bütün yollar kapatılıyor. İnsanlar saatlerce aynı noktada bekliyor. Otobüsler de halk saatler ayakta bekliyor, ambulanslar gidemiyor, uçağını trenini kaçıran kaçırana, bu kadar zaman boşuna yanan akaryakıt , boşa geçen zaman. Tuvalet ihtiyacı olan insanlar, sinir sistemleri çöken insanlar. Böyle bir şey Afrika da bile yok artık.

 

Siz ne demek istediğimi anladınız.

Selam ve saygılarımla,

_____________________________

Merhabalar. Ben Trabzon Devlet Yurdunda kalmakta olan bir öğrenciyim. Yurt müdürü Yusuf Osmanoğlu geçen sene de olmak üzere bakanlıktan yazı geldiği gerekçesini iddia ederek camlara hatta odanın içine asmış olduğumuz Türk Bayraklarını indiriyor. Geçen sene o kadar iştahla indirmişti ki duvarın boyasını kopartmıştı. Bu sene 29 Ekimde astığımız bayrak için yine geldiler ve aynı iddiayı ileri sürdüler. Çalışanlardan biri Yusuf Bey'in lojmanı yurdun karşısında ve bu bayrakları görüyormuş her gün, dedi. Ve bunları kaldırın diye ekledi. Hangi ülkedeyiz? Bunu bilen var mı? Hangi ülke işgal etti bizi de bayrakları indirtiyor? Bu konu hakkında yardımcı olursanız sevinirim. Ben elimden geldiğince diğer gazetelere de göndereceğim yayımlanması umuduyla. Saygılarımla.

_____________________________

Değerli Yazarlarım,
 
Ben görev icabı yurtdışında yaşamaktayım. Sürekli olarak THY ile Türkiyeye seyahat ediyorum. Bildiğiniz üzere Atatürk Havalimanında THY yolcularına ücretsiz gazete dağıtımı yapmaktadır. Ama malesef her yerde olduğu gibi burada da Sözcü gazetisine ambargo uygulanmakta ve diğer bütün gazeteler dağıtılırken, Sözcü dağıtılmamaktadır.
Aynı şekilde yurtdışından ülkeye dönüş uçuşlarından THY, uçak içerisinde, tüm gazeteleri yolcularına servis ederken, malesef sözcü dağıtılmamaktadır. Bütün uçuşlar böyle mi bilmiyorum ama ben defalarca bu konuya birebir şahit oldum.
 
Muhtemelen bu konudan haberdarsınızdır ama yine de benim bu adaletsizlik zoruma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim.
 
Sizlerle gurur duyuyoruz, her zaman sizi okumaya ve okutturmaya devam edeceğiz.
 
Başarılarınızın ve o guzel yazılarınızın devamını diliyorum.
 
Saygı ve Selamlarımla,
Mehmet
İnşaat Mühendisi
 
_____________________________
Günaydın...
Her sabah Sözcü gazetesini ,kimi zaman ağlayarak ,kimi zaman gülerek ,kimi zaman da..... bu çok oluyor sinirlenerek okuduğum gazetemi (gerçekten ailece bu gazeteyi okuyup doğruları sizlerden öğrenen insanlar olarak)bu günkü bir yazıyı okuduktan sonra bakalım ;benim başıma ne zaman birşeyler gelecek.diye düşündüm..Öğretmen hakkında açılan soruşturma hiç garibime gitmedi.Ben de her sabah Eminön'ün den  otobüse biniyor ve hemen SÖZCÜ gazetemi okuyorum.Ve de geçen sabah bir genç benim Sözcü gazetesini okuduğumu gördü ,otobüslerin ters  yerine ,benden tarafa olan koltuğa oturdu .Ben de normal her zaman ki gibi gazetemi okumaya başladım ( normalde ben en küçük yüz mimiklerimi elimde olmadan yansıtan bir insanım .Elimde değil mimiklerimi saklayamıyorum .Kimi zaman nasıl olacak ,ne yapacağız ,vah vah  gibi elimde olmadan seslerde çıkıyor .Engel olamıyorum kiiii..Ağladığım çok üzüldüğüm günleri saymıyorum bile.)Genç adamın bana baktığını ,ama inanamazsınız öyle kin ve nefretle baktığını görünce ne oluyor dedim .Ben de ara ara acaba bana mı ? yoksa ben mi öyle algıladım diye elimde olmadan bakmaya başladım.Evet .evet bana nerdeyse beni .. kinle  nefretle seni döverimm m...gibilerinden bakıyordu.Öyle mi böyle bakılır diye gözlerimi gözlerinden almadan baktım .İnene kadar böyle gitti .Bu günkü gazeteyi de okuyunca ehhhh Sibel bekle seni de otobüste dövmeye başlar bunlar dedim. Kısacası Allah sonumuzu iyi eder inşallah. Ne var ki benim büyük dedem Binbaşı 'mış ben göremedim.Ben ATATÜRK TORUNUYUM .Bir tane evladım var 20 yaşında onun iyi günler görmesini istiyorum .Hepinizi allah başımızdan eksik etmesin .Sizlerin, yazılarınızla her zaman aydınlanalım inşallah.Kaleminizin kuvvetini Allah eksik etmesin ,her zaman daim etsin .Lütfen kendinize iyi bakın .Mail'imi okuduğunuz için de teşekkür ederim.
Sibel

_____________________________

Muhterem Çölaşan,
Benim Büyükadada yazları devamlı gittiğim sahildeki lokantaya üç yıl önce ramazanda öğle yemeğine gittim.Kapısı kilitli ve içeride hiç kimse yoktu. Allah Allah ne oldu acaba deyip yanındaki dükkanın Musevi sahibine sordum.Adam bana Ramazan olduğu için lokanta artık öğle yemekleri için açık değil dedi hayretler içinde kaldım.Burası Büyükada nasıl olur dedim.Musevi komşu aman beyim sakın böyle konuşmayın sonra sizi tevkif ederler dedi.Ayrıca Büyükadada sadece tesettürlü kadınların gidebileceği yaz kampı var. ortaya bir havuz yapmışlar hanımlar havuza vucutlarının hiçbir tarafını göstermiyen acaip mayolarla giriyorlarmış.Pek iyi yazları Adada herkez şortlarla, mayolarla dolaşıyor.Buraya giden hanımlar etrafa bakmıyorlar mı?
En Derin sevgi ve saygılarımla,
Yılmaz Erolgac
San Diego,
Californıa
_____________________________

Sayın Çölaşan,

Yazılarınızı dikkatle takip eden bir okuyucunuzum. Bu saygısız, cahil ve hırsız yönetimin saçmalıklarını halkımıza anlatmanıza da çok memnunum. Keşke daha çok kitlelere ulaşabilseniz, ülkemizin en cahil bırakılmaya çalışılmış yerlerine de ulaşıp bağıra bağıra anlatabilseniz.
Fakat, engin bilginize ve tecrübenize olan saygılarımla birlikte bugün ki yazınız beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. İçki tüketimini kontrol etmeye çalışmanın gericilik olduğuna tamamen katılıyorum. Aslında yazınızın altına imzamı bile atarım ancak "Kişi başına içki tüketiminin en yüksek olduğu illerin başında Konya gelir"  sözünü yazmadan önce, sizin gibi sözüne güvenilir bir gazetecinin biraz araştırma yapmasını beklerdim. Evet Konyalıyım ve alkol tüketen bir kadınım, yazdığınız üzere alkollü mekan oldukça az ama içki tüketimin yüksek olması durumu hiç inandırıcı ve de gerçek değil. Sizden bu konuyu araştırmanızı rica edeceğim.

http://www.konyahaberler.com/konya/turkiyede-en-cok-alkol-tuketilen-il-konya-degilmis-h11545.html

Bu arada daha önceden edindiğim bir bilgiye göre de saf alkol tüketiminin de araştırmalara dahil edilmesinden kaynaklı olduğu ileri sürülüyordu ki bu da kolonya fabrikaları için alınan saf alkol miktarı olduğu ifade ediliyordu.
İstanbul'da izmir'de Antalya'da alkollü mekanların alkol satan yerlerin çokluğu ve sıklığı düşünülürse durum zaten anlaşılabilir.

İyi çalışmalar,

Saygılar

_____________________________
Merhaba Emin bey sizi almanyadan selamliyorum.
Sanmayinki tek türkiyedeki vatandaslar bu AKP nin eziyetini cekiyor.Bizlerede yurt disinda cektiriyorlar, esim ve oglum icin yeni pasaport cikartmak icin dün 28.11. saat 11 de terminimiz vardi(artik islemler terminle yapiliyor)Karlsruhe Konsolosluguna gittik.terminden 15 dakika orda olmamiz isteniyor.konsolosluk bize 60 km fazla uzak sayilmaz.zamanindan önce vardik ama ne görelim icerisi tiklim,havasiz, hava soguk oldugu icin kaloriferler yaniyor,icerisi hamam gibi,oturacak yer kalmamis. pasaport bölümüne girip terminimiz oldugunu söyledik,  disari cikmamizi ve siramiz gelince isim okunacagini söylediler!odadan ciktik oturacak yer yok ayakta bekle,sonra ögrendikki Sistem cökmüs(türkiyeden kaynaklaniyormus)sabah saat 8 de gelenlerin islemleri bile yapilmamis!!bekliyoruz,(öglenci oldugum icin isyerine biraz gecikecegimi bildirmistim)2 saat sonra insanlarin bagrismalari sonra bir görevli gelip sorunun türkiyeden kaynaklandigini ellerinden bisey gelmedigini islemlerin belkide bugün yapilamayacagini bildirdi!kimisi gitti,düsünün insanlar orada acmi,susuzmu,hastami,uzaktan gelenlerin benzin masraflari kimsenin umrunda degil!Sonucta tam bizde gitmeye hazirlanirken sistemin tekrar geldigini ve islemlerin baslayacagini bildirdiler,pasaport bölümünün yaninda duvarda terminli olanlarin ismi ve saatleri yazili bir kagit asili,bir kargasa herkes birden odaya dalmak istedi,insanlarda artik sabir falan kalmadi kavga bile cikti araya girdik.En sonunda bir görevli kadin geldi elinde bir liste iceri almaya basladi ama bu kezde Kasada sorun para yatirilamiyor!!1 saate yakinda onu bekledik.Haftalar önce aldigimiz Terminimiz saat 11 de biz saat 3te konsolosluktan ciktik,dogru ise o stressle birde ise gidip aksama kadar calistik. Saraylar maraylar,camiler yaptiracaginiza vatandaslara nasi kaliteli hizmet sunariz biraz ona kafa yorun,ama nerde sizde o zeka.
Emin bey kendinize iyi bakin,tüm sözcü yazarlarinada  selamlar
 
ismail
_____________________________
Sayın Çölaşan;
köşenizde okur mektuplarına yer verdiğinizi biliyorum. Bizlere böyle bir imkan tanıdığınız için teşekkür ederiz.
Geçen gün karşılaştığım durumu anlatmak istiyorum. Köşenizden duyurma şansınız olursa çok memnun olurumemincolsan
Bütün dünya İŞİD in bıyıksız uzun sakallı simgesini bilir. (Ekte bir İŞİD militanı...)

Elbette bunu TRT ÇOCUK ta biliyor.
Ama ne tesadüf,  bugün Keloğlan çizgifilminde keloğlanı kötülüklerden koruyan iyi kalpli bir 'dev' vardı.  Ve İŞİD sakal simgesini taşıyordu. Çocuklarımıza nasıl bir bilinçaltı mesaj veriliyor! !!!!!!

Sedat