Emin Çölaşan’ın notu:Sevgili okuyucularım, sizlerden her gün çok sayıda mesaj alıyorum. Hepsine tek tek yanıt vermem ne yazık ki mümkün olmuyor. Bunlardan bazılarını yazılarımda kullanıyorum, bazılarını ise pazartesi günleri burada yayınlıyorum.
Burada kullandığım mesajların bazılarında, gönderen okuyucularımın isimlerini ne olur ne olmaz diye vermiyorum. Başlarına iş açılmasın.
Ayrıca bu mesajları, harf ve cümle hataları dahil, üzerlerinde hiçbir oynama yapmadan sizlere iletiyorum.
Her pazartesi günü burada, gazetemizin internet sitesinde buluşmak umuduyla.
_______________________________________
yolsuzlukla ilgli yazdıklarınızı takip ediyorum.Çoğu medya kuruluşu korkudan sinmiş durumda.dik duruşunuz ve korkusuzca yazılarınız bizleri menmun ediyor.Teşekkürler.
afet
_______________________________________
Sayın Çölaşan, Osmanlıcanın aktüel olduğu şu günlerde Osmanlıcadan bir örnek sunuyorum. En derin saygılarımla.
Sarıklı hoca, medresede ders anlatırken, genç mollalardan biri parmak kaldırmış:
"Susadım hocam!"
Hoca sinirlenmiş: "Öyle denmez... Derûnum âteş-i nâr ile püryân idigünden, bir kadeh lebrîz âb-ı hoşgüvâr, nûş eyleyerek, teskîn-i âteş ve bu sûret ile iktisâb- ı ferâh-ı bî-şumâr eylemeliyim... demeliydin...
Cahiller gibi susadım, demek olur mu?"
Aradan zaman geçmiş, bir gün sınıftaki mangaldan sıçrayan bir kıvılcım, gelip hoca efendinin sarığının kıvrımına girmiş...
Genç molla hemen parmağını kaldırmış: "Ey hâce-i bî-misâl, v'ey üstâd-ı zî-kemâl, bu şâkird-i pür-ihmâl, şol vechile arz-ı hâl eyler ki; bu hikmet-i müte’âl, nâr-ı mangaldan bir şerâre-i cevvâl pertâb ile ser-i âliyyü’l âlinizdeki sarığı iş'âl eylemiştir."
Hoca, elini sarığına atar atmaz, sarık tutuşur, hemen pencereden fırlatır: "Bre mel'un, sarığın tutuştu desene!"
Genç molla da: "Aman hocam, cahiller gibi, yandı, tutuştu denir mi?" demiş.
Yalcin
_______________________________________
AĞZINI AÇMA!
Ağzını açtın mı silahlı örgüt kurmak, devleti yıkmaktan müebbet hapisle yargılanıyorsun. Çarşı grubu" her yer Taksim " diyerek bağırdı. Sesin gücü çok yüksek desibel olduğu için devlet sarsıldı ,az daha yıkılıyordu. Allahtan yıkılmadı ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanırlardı.
Hasan
_______________________________________
Bu nasıl 1 ülke ve devlet!
Kimilerine,Devleti soymak serbest!
Kimilerine, Ulusun a....... k.... serbest ve ödüllü!
Kimilerine, Anayasa ve yasalar çalışmıyor!
Kimileri, kafasına göre takılıyor!
Ben ve benim gibi yüzbinler, gaspvari, haybeye aylık138-250 TL GSS primi ödüyor!
Emeklilik için 160 günüm eksik, yatmış günler dikkate alınmıyor ve GSS ye tabiyim!
49 yaş vurdu! mayıs ayında doluyor!
Parasını ödeyecek sponsor buldum! Sigortalı gözükecek yer bulamıyorum!
Kimileri,
soyuyor!
Koyuyor!
Döşüyor!
Kesiyor!
Kırıyor!
Birileri de çıkıyor, Bu memlekette ki insanların, %99,9 u Müslüman diyor!
Çıldırmak! Katliam yapmak! An meselesi!
Yine de, her şeye rağmen, İNSAN olmaya ve kalmaya çalışmak!
İnanın çok zor! ZOR!
Türk Evladı
_______________________________________
Merhaba Emin Bey,
Gazete ve özellikle gazetedeki köşe yazılarını okumak için her gün bir fırsat mutlaka yaratırım. En yoğun olduğum günlerde ise mutlaka sizin köşe yazınızı okuyup yoğun günüme devam ediyorum :)
Lakin benim kafamı uzun süredir meşgul eden bir nokta var; Bir kadın olarak ve özgürlüğüne çok düşkün bir kadın olarak Atatürk'e neler borçlu olduğumun fazlasıyla farkındayım. Bilim tarihi alanında master bitiyor doktoraya başlayacağım ve bütün bu eğitim boyunca Cumhuriyet dönemi bilim ve teknoloji politikalarını, eğitimde ve sağlık alanında yapılan çalışmaları çok yakından takip etme fırsatım oldu. Aynı zamanda Osmanlılarda Bilim ve Teknoloji adı altında derslere katıldım. Yazdıklarınızın hepsini ciddiyetle okuyor ve içtenlikle düşüncelerinize hak veriyorum yalnız bir konu kafamı kurcalıyor; neden Osmanlı'dan bu kadar kötü bahsediyorsunuz? Yani bir Kanuni dönemi Osmanlısı, bir Fatih Sultan Mehmet dönemi Osmanlısı da bu kadar eleştiriyi hakediyor mu? Osmanlı yönetim anlayışı bana göre kökten yanlış. Ama İslam biliminin Osmanlı zamanında (tabii ki 16. Yüzyıla kadar olan süreç ) zirve yıllar yaptığı da yadsınamaz gibi geliyor bana.
İyi çalışmalar
Saygılarımla
Hande
_______________________________________
Baştaki AB ye girme konusunda Tayyipin samimi olduğuna inanıyorum.Ancak etrafındaki o dar oligarşik çevre onu o kadar büyüttü kibrini artırdı ki adam şaşkına döndü.Dünyada üç lider var. obama putin ve erdoğan dediler, halifeyi ruyi zemin dediler, dokunmak sevap, Allah'ın bütün vasıflarını taşıyor dediler kendini bişey sandı.Eeee haliyle dünya liderinin kimseye eyvallahı kalmadı.Olan ülkemize oldu.
Sefer
_______________________________________
Int NY TimesIlhan
Sevgi selamlar...
_______________________________________
Sayın Çölaşan,
Size yazılan bu mektup esasında gazeteniz yönetimine seslenmektedir.
Gazeteniz temsilcisi (muhabiri) Yavuz Alatan'ın Tayyip'in bulunduğu ortamda ne işi vardı?
Uçağa alınmayan bir kişinin trene de alınmayacağını öngörülemedi, daha doğrusu
bunların ne mal olduğunu hala öğrenilemedi.
Ezelden beri saygı duyduğum dört meslek vardır:
Gazetecilik, doktorluk, öğretmenlik ve hakimlik.
Bugünlerde elma ile armutlar (veya çürük elmalar) karıştı.
Ahlaksız bir kişinin sarı basın kartı taşıması gazeteci olduğu anlamına gelmez.
Kuddusi Okkır'ın ölüm döşeğindeki fotoğrafı gözümün önünden hiç gitmiyor.
17-25 Aralık'tan sonrasını şöyle özetlemek mümkün:
"filler tepişirken çimenler ezilir"
Sn. Ali Sirmen'in geçenlerde;
"AKP yalnızca laiklik karşıtı eylemlerin odağı değil, aynı zamanda tüm demokrasi
karşıtı eylemlerin de odağıdır." şeklindeki saptaması çok geç kalmış bir yerindelik.
Hangi iktisat okulundan mezun olduğu bile esrarını koruyan ve tartışılan birisinin
(sevgili Bekir Coşkun'dan alıntı) kendilerine "merkep" yakıştırmasının altında
kalanların insan yüzüne nasıl bakabildiklerini çok merak ediyorum doğrusu.
Bir cumhurbaşkanını beğenirsiniz, beğenmezsiniz; oy verirsiniz, vermezsiniz anlarım.
Ama nefret etmezsiniz!.
Önceki gün söyledi : "bizi sırtımızdan hançerlediler"
Meali de şu : "Biz ülkeyi soyarken foyamızı açığa çıkardılar"
AKP ikinci bir paraleldir. Bu tanımlama hiçbir yerde yazılmadı, yazılamadı.
Bu ülkenin başına gelmiş ve gelecek her müsibet, AKP nin kapatılmasını engelleyen
hukukçu müsvettelerinin boynunda ilelebet asılı bir yafta olarak tarih sayfalarında
yerini alacaktır..
Gemi iyice azıya aldılar.
Şimdi de harf devrimi ile uğraşıyorlar ve "ayyaş" tan da öteye geçerek "A.O.Ç" veya
"Atatürk Orman Çiftliği" şeklindeki söylemi "Atatürk O.Ç." şeklinde kullanma
alçaklığını gösterebilmektedirler...
Vurgunları örtbas etmek için ne mümkünse yapıyorlar.
İnanın, ben de dahil olmak üzere; yakın çevrem ve arkadaşlarım
Türk'lüğünden, bayrağından, dininden soğudu. Gazete almıyorlar, haber dinlemiyorlar.
"olmaz olsun böyle memleket" noktasına geldik.
Süheyl Batum CHP den ihraç edildi. Cumhurbaşkanı adayı olarak lanse edilecek
kadar saygı duyulan Emine Ülker Tarhan da gitti.
Biri bana ulusalcılığın perspektifini çıkarsa da öğrensek.
Kıytırık bir parti genel başkanı bile halkı sokağa dökmekten söz ederken bizim anlı şanlı
Cumhuriyet mitinglerimiz nerede? 17-25 Aralık haftası tam zamanı değil mi?
Sözcü Gazetesinin misyonu CHP ye ve/veya Kılıçdaroğlu'na koltuk değneği
olmak değildir.
Sandık mı dediniz?
Basınımız kaybedilen seçimlerin faturasını yazlıkçılara kesmeye alıştı nasıl olsa..
Sevgi ve saygılarımla,
Ülkü Çetinkanat
_______________________________________
Sayın Çölaşan
Şimdilik meslektaşınızı trenden indirmekle yetinmişler. Ellerinden gelse alayınızı zenci karasına boyar bunlar. Saygılar Cenk
_______________________________________
Adam “Avrupa birliğine girmek gibi bir derdimiz yok, onlar kendi işine baksın” diyor. Aynı adam iş başına geldiğinde “Avrupa birliğine gireceğiz” diye hem halkı hem de aydın dediğimiz kişileri kandırmıştı. İstediği yasaları çıkararak, her şeyin başı olunca Avrupa birliğine de, aydın dediğimiz yazar çizerlere de ihtiyacı kalmadı. Şimdi efelenmenin tam zamanı ama Türkiye de. Senin ailenin kişi başına düşen yıllık hasıla; Avrupa birliğinin kişi başına düşen yıllık hasıladan(GSYIH) binlerce fazla! Az kaldı,30 milyon Euro kadar diyen çocuğun babasısın. Kamyonete sığmayan euro’su ,oturacak sarayı, gezecek uçağı, binlerce dalkavuğu olan adamın Avrupa birliğinde ne işi olur? Peki, kandırdığın vatandaşın durumu ne olacak?
Hasan
_______________________________________
Sevgili Emin Çölaşan
Özür dileyecek bir diğer grup da ‘’YETMEZ AMA EVET’’ takımıdır.
Şimdi bunlardan, özellikle sezan aksu hiçbir şey olmamış gibi sahneler de göbek atıp duruyor.
Eğer ki bu YETMEZ AMA EVETÇİ takım bir araya gelip de ‘’biz yanlış yaptık TÜRK HALKINDAN ÖZÜR DİLİYORUZ’’ derlerse , Muhalefet ağzını açmadan 2015 seçimlerini kazanır.
Bildiğiniz gibi; AKP’ ye ‘OY’ veren kesim eğitimsiz ve cahil olduğundan bizim anlattıklarımıza burun büküyor, sizin anlattıklarınızı dinlemiyor, duymuyor bile.
Erdoğan; Dikkat ederseniz sadece bu kesime hitap ediyor. (Kitap bombadır, kadının cinsel objedir, Orta okulda baş örtüsü,Amerikay’ı Müslümanlar keşfetti, Osmanlıca,din,iman,alevi,Sünni,Cuma namazı çıkışında yapılan röportajlar hep bu kesimin gönlünü okşamak için yapılıyor)
Bu kesim , doğru düzgün Haber takip etmiyor, Gazete okumuyor, Her şeyden habersiz yaşıyor.
Fakat; sempati duyduğu, çok sevdiği, gönül verdiği bir şarkıcı, bir türkücü, SİYASİ KİMLİĞİNİ AÇIKLADIĞINDA SORGUSUZ SUALSİZ O TARAFA YÖNELİYOR.
Sözcünün trenden apar topar indirilmesi, AKP’nin demokrasiden ne anladığının fili olarak gerçek yüzüdür. Hiç şaşırmıyorum.
Esenkalın
Osman
_______________________________________
Muhterem Kardeşim,
Şu andaki muktedire çanak tutanlar, yol verenler kanunları onların istediği şekilde yoranlar yarın hesap vermeyecekler mi? Yoksa onlara da mı dokunulmazlık mı var? Veyahut normal şartlarda değil anormal şartlarda mı hesap verecekler. Lütfen bu konuda şimdiki bürokratlara gerekli hatırlatmaları yapalım.
Sevgiler,saygılar.
Hasan
_______________________________________
Sevgili abim, halkımın ve zümremin sözcüsü. Şu an Şırnak’ ta konuşlu birliğin ileri üs bölgesinde görevini yapan bir rütbeliyim. Bu maili yazmamın amacı ne burada olan hudut sorunu ne sonu bitmek bilmeyen kaçakçılık ne de bölgedeki pkk sorunu.. (Malum muazzaf bir personel olarak burada olanları, yaşananları anlatmam.) Fakat zaten Ülkemizin bu yakasında olanları bizler kadar iyi bildiğinize eminim. Ben sizlere sadece ve sadece teşekkür etmek istiyorum.
Sizi yolda görsem babam gibi sarılırım buna emin olun. Siz ve diğer Sözcü yazarı Abilerim bu karanlık günlerde güneş gibi doğuyorsunuz. Başımızı eğdirmiyorsunuz hakkımızı hukukumuzu savunuyorsunuz. Size şunun garantisini vereyim ben, silah arkadaşlarım ve komutanlarım göğsümüz dimdik duruyoruz, Atatürk'ün yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Pkk ya göz açtırmıyoruz, işimizi aslanlar gibi yapıyor, Anaların emaneti Mehmetçiklere gözümüz gibi bakıyoruz. Ama bizler sadece emir kuluyuz. Bazı şeyler bizi ve özellikle de benim rütbemdekileri fazlaca aşıyor. Bu süreçte elimizden gelen tek şey Size ve diğer Abilerimize dua etmek, elimizden Sözcü'yü kalbimizden Atatürk'ü ve Türkiye sevgisini düşürmemek. Allah sizlerden razı olsun iyi ki varsınız arkanızda çok büyük bir ordu var ve uyumuyor buna emin olun, oturarak değil Hazır Kıt'a bekliyoruz. Size sonsuz saygı ve sevgilerimi yolluyor ellerinizden öpüyorum. Başınız dik kaleminiz tükenemez olsun.
_______________________________________
Emin bey merhabalar,
Ben sizin yazılarınızın hergün takipçisiyim. Ayrıca sizi arada sırada tunalıhilmi caddesinde görüyorum.
Sizden birşey rica edcektim. Anlatacağım bu konuyu hiç bir şekilde basında haber olarak görmedim. (Yada ben atladım.)
Şimdi evlere teblikatla asfalt vergisi adı altında bayağı yüklü bir vergi geliyor. Belediyeye bunun neyin nesi olduğunu
arayıp sorduğumuzda asfalt yenilemesi olduğunu söylüyorlar. Eğer tebliğat tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödersek,
%25 indirimli olacağını söylüyorlar. Bu vergi bana gelmedi, yakında gelecektir. Benim annelere geldi. Tutar tam 1.112.-TL
Babam bağkur emeklisi 72 yaşında insan. Aldığı maaş zaten nekadardır mağlum. Bu vergiyi nasıl ödeyecekler. Sizden isteğim Bu konuya köşenizde değinmeniz.
_______________________________________
Sayin Cölasan,
Türk halkinin cogunlugu birilerinin g.ünün kili olmaya, dinin yozlastirilip kullanilmasina, rüsvete, hirsizliga, kanunsuzluga umursamazlikla bakmaya, sadece kendi cikarlarini kollamaya, taa Osmanli devrinden bu yana alismistir. Onlara yetki verilse, simdi calanlar gibi onlar da calmaya, cebini doldurmaya dünden hazirdirlar.
NE BEKLIYORSUNUZ BÖYLE SARTLANMIS BIR HALKTAN??
Esen kalin
Resit
_______________________________________
Emin bey yazılarınızı her zaman takip ediyorum özellikle bugün kü yazınız için tebrik etmek istedim biz vatan severler aklı salim kişiler bu ülkeyi tekrar bunlardan kurtaracaktır,inanın bunlara oy veren,soyduysa beni soydu diyen g.t kılları ile aynı havayı soluduğum için utanıyorum.
Hoşçakalın,sağlıcakla.
Barış