
Üstelik bu yıkımın, Danıştay’ın kararı bilindiği halde yani “yangından mal kaçırır gibi” yapıldığı iddiası var.
Katliama engel olmaya çalışan vatandaşlar ise özel güvenlik tarafından hırpalandı, hatta kelepçelendi.
Peki özel güvenlik görevlilerin bu şekilde bir yetkisi var mı?
ÖZEL GÜVENLİĞİN YETKİSİ
Aslında cevap çok basit. Böyle haksız, hukuksuz bir uygulamaya bırakın özel güvenlikleri, polisin veya askerin bile yetkisi olamaz.
Özel güvenliklerin yetkileri Kanun’da belirtilmiş. Buna göre; dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından geçirme, suçüstü durumunda yakalama, haklarında yakalama emri veya mahkumiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama, olay yerini ve delilleri koruma, meşru müdafaa ve zorunluluk hallerinde zor kullanma bu sınırlı yetkilerden bazıları (5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun Md. 7).
Ayrıca özel güvenlikler, sayılan yetkileri sadece görevli oldukları süre içinde ve görev alanlarında kullanabiliyor.
DENETLEME GÖREVİ DEVLETTE
Vatandaşı yerlerde sürüklemek, kelepçelemek özel güvenliğin yetkisi arasında yok.
Özel güvenlik birimleri ve şirketlerinin, İçişleri Bakanlığı ve valilikler tarafından denetlemesi gerekiyor.
Umarız yetkililer, özel güvenlik terörünü ağaçların sökülmesini seyrettikleri gibi seyretmez, gerekeni yaparlar.
CEZASI MEMUR GİBİ AĞIR
Vatandaş da kendisine bu şekilde davranan özel güvenlik görevlisi ve güvenlik şirketi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunabilir ve tazminat isteyebilir.
Önemli bir ayrıntı daha var. Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılıyor (5188 Sayılı Kanun Md. 23). Örneğin, kasten yaralama nedeniyle verilecek “ceza yarısı oranında” artırılıyor.

