DOLAR/TL
2,0895 % -0,11
EURO/TL
2,8186 % 0,07
ALTIN ONS $
1.299,58 % -0,36
EURO/USD
1,3472 % 0,07
BIST 100
83.743,63 % 1,07
FAİZ
8,14 -0,07
BRENT PETROL $
107,73 % -0,28

Türkiye'nin bağımsız haber sitesi!

Emin Çölaşan
Emin Çölaşan

30 Nisan 2013


Diğer Yazıları

SEVGİLİ okuyucularım, geçtiğimiz perşembe günü Kuzey Irak’ta, terörün merkez üssü olan Kandil Dağı’nda bir basın toplantısı vardı. Terör örgütünün şefi Karayılan çok ilginç şeyler söyledi. Bizim anlı şanlı Türk medyası bunların çoğunu işine gelmediği için görmezden ve duymazdan geldi. İşte o sözlerden bir demet. Okuduğunuz zaman şaşırıp kalacak ve işin perde arkasını öğrenmiş olacaksınız.

Aynen şunları söyledi:
“İmralı ile kurulacak bir telefon hattıyla sonuç alınmaz. Mesela bizden bir heyet İmralı’ya gidebilmeli. Kimse bize olmaz demesin. Nasıl buradan (Kandil’den) özel uçaklarla her tarafta aranan insanlar (teröristler İmralı’ya) gidebilmişse, bu da olabilir. Bu, pazarlık
konusu olmaz. Hakikaten ihtiyaç var. Belki üç kişi gider. Gizli de olabilir…”
Hadiseyi görüyorsunuz.
Şimdi teröristlerin doğrudan İmralı’ya gidip katille bire bir görüşmesini istiyor.
Adam haklı, öylesine şımardılar ki, bu ziyaretin kamuoyundan gizlenmeden açıkça yapılmasını, gerekirse gizli tutulmasını istiyor.
Sözlerinden çıkan anlama göre, daha önce Kandil’den birileri gizlice İmralı’ya gidip Apo ile görüşmüşler. Hem de onlar “Her tarafta aranan” insanlarmış!..
Ve bunlar İmralı’ya özel uçaklarla gitmiş.
Apo’nun yanına aranan teröristleri götüren özel uçaklar olsa olsa MİT’e aittir. Başka kime ait olacak!
Eğer Karayılan doğru söylüyorsa ki, bence öyle, Türkiye Cumhuriyeti açısından bir başka büyük rezaletle yüz yüzeyiz demektir.
Hükümetin bu konuda derhal açıklama yapması gerekir.

* * *

Terörist bu konuda daha sonra şöyle diyor:
“İmralı’ya bir heyet gidecek olursa ben kendimi önermem. Arkadaşlar öyle uygun görürse o ayrı.
Ama arkadaşlar beni önermezler. Belli bazı kişiler olmaz. Aranır durumu daha az olan arkadaşlar olabilir.
Gençlik hareketinden gitse, hatta HPG’den bir heyet gitse çok daha yararlı olur.”
HPG, PKK’nın silahlı gücü. Gerçek anlamda teröristlerden, katillerden oluşuyor.

* * *

Kandil’deki terörist sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Bize göre geri çekilme süreci ancak sonbahar’da tamamlanır. Fakat önderlik çok daha erken istiyor. Yani bunu biraz daha konuşmamız lazım.
Komutanlarımızla işin teknik boyutunu biraz daha tartışmamız gerekiyor.”
Artık hepimiz biliyoruz.
Bu adamın “Önder” diye tanımladığı adam Apo.
İmralı’da canı sıkıldı! Oysa orada el bebek gül bebek bakılıyor, krallar gibi yaşatılıyor. Üzerindeki tek kısıtlama, İmralı’dan başka yerlere gitmesi mümkün olmuyor.
Yediği önünde, yemediği arkasında. Beyefendi için her gün özel yemekler çıkarılıyor, emrinde uzman doktorlar hazır tutuluyor.
Ancak bu adam gerçek bir korkak. Şimdi o yüzdenörgütüne “Çekilmeyi öne alın” diyor…
Çünkü kendi kıçını kurtarma peşinde.
Zannediyor ki, böyle emirler verdikçe İmralı’dan kurtulacak! Onu kurtarmak için bir değil, bin Tayyip bile gelse işe yaramaz.
Ona bunu öğretmek gerekiyor.

* * *

Karayılan gazetecilerle yaptığı konuşmada MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dan “Hakan” diye söz ediyor.
“Oslo’ya heyetimizi uçakla MİT götürdü.
Oslo görüşmelerini sızdıranlar farklı görüşmeleri montajlayıp bir araya getirmişler.
(Hükümetle terör örgütü arasında ilk resmi pazarlık masası, Tayyip’in emriyle 2008’de Oslo’da kurulmuştu. Burada Hakan Fidan, toplantıya Tayyip adına katıldığını söylemişti.) Onlar daha çok Hakan’ı zor durumda bırakacak bölümler. Kanaatim, bu sızdırmayı cemaat
(Fethullah ekibi) yaptı…”

* * *

Kandil dağındaki terörist, konuşmasında Fethullah ekibine verip veriştiriyor ve çok ilginç suçlamalarda bulunuyor:
“Elimizde Fethullah Gülen’le ilgili belgeler vardı. (İktidar destekçisi, ABD’nin sesi Taraf gazetesine) çağrı yaptık. Ahmet Altan temas kurdu. ‘Neşe Düzel’i göndereyim, hem röportaj yapın, hem de belgeleri verin’ dedi. Biz röportaj vermek istemiyorduk. Bir isim söyledik, ‘O gelmesin, başka biri gelsin. Belgeleri ona verelim’ dedik.
Sonradan hiç ses çıkmadı. Kimse gelmedi. Bunun üzerine bizimkilere verdik, kendi köşelerinde kullanıyorlar (?!)…”
Sonra Fethullah cemaatinin Türkiye’yi nasıl ele geçirdiğini anlatıyor:
“Bu belgelerde, her ilde devleti yöneten komiteleri var. Perspektif veren, devleti yöneten… Sistemi detaylı bilmiyorum, fakat toplantı tutanakları var. Bir ilde her şeyi tartışıyorlar. ‘Filan
derneği hukuka havale edelim, filan derneği hukuka bulaştırmayalım, içine adam sızdıralım’
diyorlar. Herkese ilişkin karar veriyorlar.
BDP’ye kimi nasıl yerleştireceklerini konuşuyorlar…
Bazılarında kimin ne olduğuna ilişkin fişleme benzeri notlar var…
Tutanaklarda MİT’in kendileriyle ilgili yaptığı araştırmalar da var.”
Sevgili okuyucularım,
Perşembe günü Kandil’deki basın toplantısına çok sayıda ajans, gazete ve tv muhabiri katıldı. Üstelik Karayılan, bazı yandaş köşe yazarlarını yanına ayrıca çağırdı, onlarla tek tek resim çektirdi ve hepsine konuştu.
Bu Fethullah bölümleri Birgün gazetesi dışında hiçbir yerde yer almadı!
Belki muhabirler haberi yazmıştı ama patronlar ve haber yöneticileri “Aman Fethullah’ı
kızdırmayalım” diye sansür uygulamıştı.
Bu, Türkiye’de gazeteciliğin nasıl yapıldığını gösteren örnek bir olaydır!

* * *

Türk Milleti başına gelecekleri önceden bilsin. Bir yerlerde, özellikle İmralı ve Kandil’de son derece iğrenç gizli pazarlıklar yapılıyor. Hükümetle örgüt işi çoktan bağlamış ama milletimiz ne olduğunu, başına neler geleceğini bilmiyor.
İşte Karayılan’ın öteki sözleri:
“Öcalan’dan bize gelen son mektup 14 Nisan tarihli ve beş sayfaydı. Çekilme konusunda ‘Şimdi çok zorlamayalım, ikinci aşamada zorlarız’ diyordu.”
İnanılır gibi değil, adam ömür boyu hapis cezası almış, şimdi İmralı’dan Türkiye’yi yönetiyor,
örgütüne “Şimdi zorlamayalım, sonra ikinci aşamada zorlarız” diye emirler yağdırıyor.
“İkinci aşama” nedir?
PKK teröristleri silah ve mühimmatlarıyla birlikte sınırdan çekilecek. Bu ilk aşama oluyor…
Ve ikinci aşamada karşımıza siyasi pazarlıklar ve anayasa değişikliği çıkarılacak.
Türkiye’nin bölünmesi işte bu aşamada gerçekleşecek.
Apo kitabına uydurulup tahliye edilecek, Meclis’e girecek.
Karayılan o aşamaya da açıklık getiriyor:
“Türkiye’de bir yol temizliği şart. Özellikle KCK’lılar bırakılmadan olmaz.”
Yapılan pazarlıklar sonrasında yargıya zaten emir verildi. Çeşitli illerde yargılanan KCK’lılar birer birer veya topluca bırakılıyor.
Peki “Yol temizliğinin” sonrası nasıl gelecek?
Terörist onu da açıklıyor:
“Eyalet sistemi, federal sistem daha iyi olabilir. Eğer anayasada milletler yazılacaksa hepsi
yazılsın. Başbakan sayıyor ya Gürcü, Çerkez, Arnavut…
Türkiye’de bu süreç gelişmeseydi savaşı daha ileri düzeye taşıyabilirdik.
Olanaklarımız vardı ve fark ettiler. Süreçle ilgili gelişmeler devlet kararıdır.”

* * *

Ey Türk Milleti, AKP-PKK koalisyonu çoktan kuruldu. Yapılan gizli pazarlıklar ortada. Neler olacağını, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu koalisyon tarafından nasıl bölüneceğini bizler bilmiyoruz ama Tayyip, MİT Müsteşarı, Apo ve onun sözcüsü Karayılan biliyor.
Türkiye’yi artık Apo isimli katil İmralı’dan yönetiyor.
Başımıza büyük bir çorap örülüyor, uyan artık Türk Milleti.

DİKKAT! : Yayınlanan köşe yazıları ve haberlerin tüm hakları Sözcü Gazetesine aittir.Kaynak gösterilse dahi köşe yazıları ve haberlerin tamamı ya da bir kısmı kullanılamaz.



Diğer Yazıları