ODTÜ’de öğrenci kayıtları sırasında türbanlı öğrencileri protesto ederken, kız öğrencilerle tartışmasıyla gündeme gelen üniversiteliler olayın doğru yansıtılmadığını savundu. Öğrenciler “Derdimiz türban değil” diyerek, türbanlı öğrencilerin ODTÜ yurtlarını kötülediklerini iddia etti.ODTÜ’de, türbanlı öğrencilerle tartışan İlknur Özcan, anlatılanların gerçeği yansıtmadığını savundu. Hürriyet'te yer alan habere göre; Özcan ise, ‘cemaat’ öğrencilerinin ODTÜ yurtlarını kötülediklerini savunarak şu iddialarda bulundu:
“Zaten bunlar yıllardır rastladığımız şeyler ODTÜ’yü yeni kazanan cemaat üyeleri öğrencilerin ailelerinin telefonlarını bulup ODTÜ yurtları hakkında aslı astarı olmayan şeyler söylüyorlar. Fuhuş, alkol kullanımı ile ilgili yalan söylüyorlar, kötülüyorlar. Onların öğrenci olup olmadıklarını da bilmiyoruz. Çünkü kayıtlarda güvenlik kimlik sorduğunda gösteren olmadı. Biz onların ODTÜ’ye stand açmalarına izin vermiyoruz. Bu bir türban olayı değil. ODTÜ yurdunu kötüledikleri ve aileleri yanlış bilgilendirdikleri için bu eylemi yaptık. Hatta o grubun içinde erkeklerde vardı aynı şeyleri onlara da söyledik. Oradaki kadınların türbanlı olmasıyla ilgili bir durum yok. Video da zaten türbanla ilgili bir şeyden söz etmiyoruz. Erkekleri de çıkarttık, güvenlikler uzaklaştırdı. Bu çok kötü kullanıldı, bizim yurtlarımızı kötüleyerek öğrencileri cemaat yurtlarına çağırıyorlar. Yeni kazanan arkadaşlara telefonla arayıp, ‘gelin hazırlık aşamasında bizim yurdumuzda ücretsiz kalın’ diyorlar. Olayı çarpıtıyorlar. Biz çevremizden yaptığımız için bir tepki de görmedik. Hatta bazı hocalarımız bizi tebrik etti.”
ODTÜ’de ‘giremezsin’ tartışması
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ), kayıtlar sırasında türbanlı öğrencilerle, onları protesto edenler arasında sözlü tartışma çıktı. Güvenlik görevlilerinin gelmesiyle biten tartışma sırasında ilginç diyaloglar yaşandı. Olayın görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı.
Ardından Cumhurbaşkanı Gül bir açıklama yaparak olaya tepki gösterdi. Gül açıklamasında, “Eğitim, herkesin temel hakkıdır. Temel hak olan bir eğitimi engellemeye de kimsenin gücü yetmez, dolayısıyla bu tartışmalar çok geride kalmıştır. Onun için Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinden birisidir ODTÜ. Bu tip davranışlar hem yakışmaz hem de kimsenin gücü yetmez. Bu şekilde herhangi bir öğrenciye fikrinden, düşüncesinden dolayı baskı yapmayalım. Geçmişte kalan meseleler” dedi.
Erdoğan'dan ODTÜ tehdidi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın St. Petersburg şehrinde düzenlenen G20 zirvesiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.
Erdoğan ODTÜ'de yaşananlar hakkındaki bir soru üzerine şunları söyledi. "Bu tabii kimin nerede durduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Ötekileştime kavramı son zamanlarda çok moda bir kavram. Kimin kimin öteleştidiği ortada. Danıştay'ın verdiği karara rağmen, diğer tarafta bakıyorsunuz başörtülü kimlik kartını vermekten bile kaçıyorlar. Ötekileştirmeyi kimlerin yaptığı çok önemli. Sol her zaman ötekileştimiştir.
Bu ülkenin evlatlarına karşı ötekileştirme kampanyası yürütülüyor. YÖK gereğini yapacaktır. Biz de gereğini yapacağız. Ben niçin polisimizin üniversitelerde neden görev almasını istediğimi bu olay ispatlamıştır. Orada sivil polis var hiçbir şey yapmıyor. Aksine destek verici bir çaba içerisine giriyor O üniversite herkesin sadece senin değil. Bahçe bekçisi gibi ellerinde pankartlar dolaşıyorlar bu nedir. Buna kimse mani olmaz, başörütlü kızlarımız da orada eğitim göreceklerdir.
YOL TARTIŞMASI
Bir başka olay. Bugün aynı şekilde belediyemizin ODTÜ'de yol çalışması var. ODTÜ'nün hocalarının olumlu kanaatlari olmasına rağmen bu gençler gelip bu yolun yapımını engellemeye çalışıyorlar. Kimin nerde durduğunu göstermesi bakımından bunlar çok önemli. Her şeyi önünü keserler, ön kesildiği zaman önü açmak kimin görevi polisimizin görevi. Yol açılacak bu yollar yapılacak."
Diyanet-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’den açıklama geldi
Cumhurbaşkanı Gül’ün ardından Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar da, ODTÜ’de kayıt yaptırmaya gelen başörtülü öğrencilere yönelik sözlü saldırıya ilişkin, “İlim yuvası olması gereken üniversitelerimizde hala başkasının özgürlüğüne, inancına tahammül edemeyen insanların bulunması bizleri derinden üzmektedir. Bu olay insan haklarına, kadın haklarına, inanç özgürlüğüne, eğitim hakkına yapılan bir saldırıdır” ifadesini kullandı.
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer de yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de Gezi olaylarıyla başlatılan ve her fırsatta çıkarılmaya çalışılan kargaşa ve kaosa bilim yuvalarının alet edileceğine daha önce dikkat çekildiğini belirtti.ODTÜ’de ortaya çıkan görüntünün toplumu kaygılandırdığını ifade eden Özer, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, kamuyu yönetmek üzere emanet edilen görevleri kötüye kullananların da başkasının haklarına tecavüz etmeye çalışanların da suç işlediklerini kaydetti. Eğitim ve öğrenim görme hakkı ile inanç, düşünce ve kanaat özgürlüğünün, gerek insan haklarına ilişkin uluslararası hukuk sözleşmelerinde gerekse anayasada temel hak olarak ifade edildiğini bildiren Özer, hiçkimsenin bu hakkı engelleme imtiyazının bulunmadığını vurguladı.